Napolideki Klinik Merkezi Özel Hastanesi'ndeki araştırmacılar ve İtalya'daki Bologna Üniversitesi, akut öksürük ve soğuk algınlığı olan 305 çocuğa baktı. Bu çocuklardan bazılarına antibiyotik verildi, diğerleri öksürüklerini hafifletmek için antitussif aldı. Video Hamilelikte grip ve soğuk algınlığı nasıl tedavi edilir ve bebeğe zarar verir mi? 2022, Temmuz Soru Hamileyken hangi saman nezlesi tabletlerinin benim için güvenli olduğunu bilmek isterim. Sıkgörülen soğuk algınlığı belirtileri boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı ve hapşırma içerir. Soğuk algınlığına yakalananların yaklaşık dörtte biri belirtilere maruz kalmaz. 200’den fazla virüs soğuk algınlığına neden olabilir. Soğuk algınlığı vakalarının yarısına “ rinovirüs ” denilen bir virüs Gebelik ve Grip (influenz) Grip veya soğuk algınlığının belirtileri, sizi rahatsız etse de bebeğe zarar vermez. Ancak bağışıklık sisteminizdeki değişiklikler nedeniyle gebelik sırasında soğuk algınlığı belirtileri ve iyileşmeniz daha uzun sürer. İyi yemek yemek, dinlenmek ve egzersiz yapmak gripten korunmak için Burun tıkanıklığı için serum fizyolojik veya okyanus suyu spreyleri ve buğuseptil gebeliğin her ayında rahatlıkla kullanılır. • Soğuk algınlığı, kırıklık, kas ağrıları ve hafif ateş için gebeliğin her ayında parasetamol (minoset, parol vb) içeren ilaçlar kullanılabilinir. DamlaHamilelikte Öksürük Taking Herhangi bir yan etkisi var? Gebelik sırasında bir soğuk algınlığı veya boğaz ağrısı olduğunda bu kanepe pastili için uzanmak doğaldır, ama onu alarak olası riskleri dikkate almak önemlidir. Mukus üretimini bastırır: Vücut mikroplarla kurtulmak için Mukus esastır. Öksürük damla pdge6. İlk 3 ay bitki çayları önerilmez, o yüzden ıhlamur için diyemiyorum rahatlıkla. Ama ılık suya bal, limon, karanfil, tarçın, zencefil koyup içebilirsiniz. C vitamini bakımından zengin meyveleri mandalina, portakal, greyfurt bol bol yiyebilirsiniz. Çorbalar ve bol su tüketmeniz iyi gelir, yeşil yapraklı sebzelerde çabuk toparlamanıza yardımcı olur. Eczaneden serum fizyolojik alıp burnunuzu açabilirsiniz günde 3-5 kez kullanabilirsiniz. Merak etmeyin serum fizyolojik yenidoğan bebeklerde kullanılan gayet güvenli bir üründür. Bağışıklık sistemi kompleks bir yapıdadır. Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve vücut direncini artırmak tek çeşitte bir besin maddesi ile mümkün olmamaktadır. Dengeli ve yeterli beslenmek, bütün besin maddelerinden vücudunuzun ihtiyacı kadarını tüketmek bağışıklık sistemini desteklemenin en temel yollarından biridir. Ayrıca bazı besin maddeleri bağışıklık sisteminizi güçlendirmede içeriğindeki mineral ve vitaminler sayesinde diğer besinlerden daha fazla yarar sağlamaktadır. Gribe ve Soğuk Algınlığına Ne İyi Gelir sorusunun en detaylı açıklaması bu sayfada. Sağlıklı günler! Kış aylarının kabusu olan grip ve nezle gibi hastalıklar bağışıklık sisteminizin zayıflaması ile gün yüzüne çıkıyor. Bağışıklık sisteminiz zayıfladığında vücut savunmasız kalır ve hastalık oluşur. Bunu önleyebilmek ise sağlıklı beslenmeden geçer. Bununla birlikte özellikle grip ve nezle gibi semptomlara karşı vücudunuzu koruyabilmeniz için bazı besinleri tüketmeniz gerekebilir. Tüketmenizi önerdiğimiz bu besinler yardımıyla hem vücudunuzu korumaya alıyor olacaksınız hem de eğer hastalık oluştuysa iyileşme sürecini hızlandırıyor olacaksınız. Gribe Ne iyi Gelir sorusuna cevap olarak önerdiğimiz bu besinlerin bazılarını eminiz ki siz de biliyorsunuz ancak grip tedavisinde kullanıldığına dair ilk defa duyacağınız besin maddeleri de olacak. Şimdi birlikte bu besin maddelerine göz atalım Gribe Ne iyi Gelir, Gripten Nasıl Kurtulurum? Zencefil Dünya genelinde bilinen en eski ve en doğal tedavi bitkilerinden biridir zencefil. Yaklaşık 2000 yıldan beri alternatif tıpta kullanılan zencefil soğuk algınlığı tedavisinin yanı sıra mide bulantısını geçirmek için de tercih ediliyor. Limonlu, zencefilli ve ballı çay soğuk algınlığının etkilerini azaltmak için en çok tercih edilen bitki çaylarının arasında geliyor. Sardalya Balığı Sardalya balığı Omega-3 yağ asitleri içermekte ve bu da bağışıklık sistemini güçlenmesine yardımcı olmaktadır. Omega 3 gibi zengin yağlar enfeksiyonlara özellik ve Kalp hastalıklarına karşı vücudu korumakta ve güçlendirmektedir. Bir porsiyon somonda 840 gram Omega 3 yağ asidi bulunurken sardalya balığında ki Omega 3 yağ asidi miktarı 1259 miligram olmaktadır. Konserve ton balığında ise bu miktar sadece 196 miligramdır. BPA içermeyen 1 kutu konserve sardalya 13 gram protein, 120 kalori, D vitamini ve kalsiyum içermektedir. Sarı Biber Hasta olduğunuzda ilk aklımıza gelen C vitamini içeren besinler tüketmek oluyor değil mi? 1 adet orta boy sarı biber günlük C vitamini ihtiyacınızın tamamını karşılamaya yeterli olmaktadır. C vitamini soğuk algınlığı ve grip semptomlarının azalmasında en büyük yardımcıdır. Bu noktada düzenli olarak C vitamini tüketmeniz gerekmektedir. Düzenli tüketilen C vitamini bağışıklık sistemini güçlendiriyor olacaktır. Sigara içenlerin, çocukların, sporcuların ve özellikle yaşlıların günlük C vitamini tüketmesin de büyük fayda vardır. Mantar Selenyum, E vitamini ve antioksidan açısından zengin olan mantarlar bağışıklık sistemini kuvvetlendirecek önemli yiyeceklerden biridir. Mantarların anti-viral etkisi ile vücudun enfeksiyonla savaşan hücreleri güçlenmektedir. Selenyum, grip semptomlarının azalmasına yardımcı olurken mantarın içeriğindeki tiyamin ve niyasin maddeleri de bağışıklık sisteminin güçlenmesinde yardımcıdır. Özellikle şitaki mantarı bağışıklık sisteminin güçlenmesinde lezzetli bir mantar çeşidi olarak gösterilmektedir. Alkollü İçecekler Alkollü içeceklerin tüketimi hastalık aşamasında değil de daha çok hastalığın başındayken tüketilmesi halinde soğuk algınlığı semptomlarının azalmasında etkili olabiliyor. Ancak hastalığın ilerleyen aşamalarında tüketilmesi halinde yarardan çok zararı olabiliyor. Hastalık aşamasında alkollü içeceklerin tüketilmesi ile vücuttaki su miktarını azaltacağı için zararlı olabilmektedir. Tavuk Suyu Çorbası Halk arasında hasta çorbası olarak bilinen, soğuk algınlığı ve grip gibi semptomların giderilmesi için kullanılan oldukça faydalı besinlerden biridir tavuk suyu çorba. Tavuk suyunda enfeksiyonları giderici bir özellik bulunmaktadır. Hasta olduğunuz zaman hareket eden vücudunuzdaki beyaz kan hücreleri, tavuk suyunun içindeki bu maddeler sayesinde hareket edemiyor ve böylece iyileşme süreci hızlanıyor. Ayrıca sıcak içilmesi sayesinde de üst solunum yollarının açılmasına yardımcı oluyor. Tavuk Suyu Çorbası Tarifi Malzemeler Bir adet tavuk göğsü Bir adet tavuk but İki baş kuru soğan İki yemek kaşığı un Üç diş sarımsak İki yemek kaşığı tereyağı Tuz Karabiber Hazırlanışı Tavuk butunun derisi çıkartılır. But, tavuk göğsü ve iki baş soğan bir tencerede haşlanır. Haşlanmış olan etler tencereden alınır ve küçük küçük doğranır. Tereyağı ve un başka bir tencerede unun kokusu kaybolana kadar kavrulur. Tavuk etleri haşlanan suya yaklaşık iki litre olacak şekilde kaynar su ilave edilir. Bu su kavrulmuş olan unun üzerine azar azar ve karıştırılarak dökülür. Daha sonra sarımsaklar dövülür ve doğranmış etlerle birlikte suyun içerisine eklenir. Tavuk haşlanırken tuz ilave edildiyse kontrollü olarak tuz eklenir. Kaynadıktan sonra sonra yaklaşık on dakika kadar kısık ateşte karıştırılarak kaynama işlemine devam edilir. Sıcak servis edilir. Limonla tüketilmesi tedavinize yardımcı olur. Servis edilirken üzerine karabiber de ilave edilebilir. Turunçgiller Mandalina, portakal ve greyfurt gibi turunçgiller tüketildiğinde içeriğindeki zengin C vitamini bağışıklık sisteminizi koruyan meyvelerin başında gelmektedir. Turunçgillerin kabuğunda bulunan limonen isimli madde bronşit tedavisinde faydalı olduğu gibi kanserle mücadele de ve kilo vermede de kullanılabiliyor. Turunçgillerin suyunu sıktığınızda içmeden mutlaka kabuklarını da ilave edin. Zencefil Dünya genelinde bilinen en eski ve en doğal tedavi bitkilerinden biridir zencefil. Yaklaşık 2000 yıldan beri alternatif tıpta kullanılan zencefil soğuk algınlığı tedavisinin yanı sıra mide bulantısını geçirmek için de tercih ediliyor. Limonlu, zencefilli ve ballı çay soğuk algınlığının etkilerini azaltmak için en çok tercih edilen bitki çaylarının arasında geliyor. Protein İçeren Besinler Tüketin Sadece hastalık halinde değil, hasta olmadığınız zamanlarda dahi vücudunuzu güçlü ve daha dinamik tutabilmek için proteine ihtiyaç duymaktadır. Vücudunuz proteini enerji sağlamak ve aynı zamanda sahip olduğu enerjiyi de korumak için kullanılmaktadır. Bu nedenle kümes hayvanları, yağsız kırmızı et, sebze çeşitleri, balık, yumurta, süt ürünleri, kuruyemiş çeşitleri ve tohumlar iyi birer protein kaynağıdır. Günlük ihtiyaç duyulan protein, kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte, ortalama 1 g/kg olarak kabul edilir. Spor yapanlarda, hamile ve emziren kadınlarda ihtiyaç duyulan protein miktarı daha da yüksektir. Bunu sağlayan yiyecekler de B6 ve B12 vitaminleri gibi vücudun bağışıklık sistemini güçlendiren ve önemli rol oynayan vitaminleri de içermektedir. B6 vitamini; proteinden açısından oldukça zengin olan fasulye ve hindi ile beraber ıspanak, patates ve zenginleştirilmiş tahıl tanelerinden sağlanmaktadır. Ayrıca süt, et ve balık B12 vitamini içermektedir ve bu nedenle oldukça güçlü bir bağışıklık destekçisidir. Çinko ve selenyum gibi mineraller de bağışıklık sistemini güçlendirmede yardımcı olmaktadır ve bu mineraller de yine protein açısından zengin yiyecekler olan kuruyemiş, et, fasulye ve kümes hayvanlarında mevcuttur. Bilgi Vitaminler hakkında daha kapsamlı bilgiye ulaşmak için “B6 Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?” ve “B12 Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?” başlıklarındaki linklere tıklayabilirsiniz. Flavonoidler Yararlı mıdır? Flavonoidler içerdikleri dört bin civarındaki bileşikler sayesinde sebze ve meyve renk vermektedir. Araştırmalar portakal, greyfurt, limon ve misket limonu gibi narenciye türlerindeki yumuşak beyaz kabukta bulunan flavonoidların, bağışıklık sisteminizi gerçek anlamda güçlendirdiğini ortaya koymaktadır. D Vitamini Seviyenizi Ölçtürün Yapılan bazı araştırmaların sonucu, D vitaminin bağışıklık sistemini destekleme konusunda oldukça önemli rol oynadığını söylemektedir. Dengeli ve yeterli beslenerek bütün mineral ve vitaminleri ihtiyacınız kadar alabilirsiniz. Ancak bu durum bazen D vitamini için geçerli olmayabiliyor. D vitamininin bilinen en kaliteli kaynağı güneştir. Yaz aylarında bol bol alınan güneşi malesef kış aylarında alabilmek pek mümkün olmuyor. Bu nedenle güneşin dışındaki D vitamini kaynaklarını tüketerek D vitamini alabilirsiniz. Süt, portakal ve yağlı balıkları tüketerek D vitamini alıyor olacaksınız. Eğer bu besinleri tüketmenize rağmen halen daha D vitamini değerleriniz düşük çıkıyorsa doktorunuzun kontrolünde D vitamini desteği alabilirsiniz. Bilgi D vitamini ile ilgili daha detaylı bilgi almak için “D vitamini hangi besinlerde bulunur?” başlıklı yazımıza linki tıklayarak ulaşabilirsiniz. Enfeksiyonla Savaşan Diğer Besinler Nelerdir? Glutatyon, enfeksiyonla mücadele ederken bağışıklık sisteminizi güçlendirmektedir. Bu güçlü antioksidana karpuzun kırmızı olan etli kısmında rastlanmaktadır. Kış aylarında tezgahlarda karpuz bulmak oldukça zordur. Ancak kış mevsiminde yoğun olarak tüketilen pazı, karalahana, kıvırcık lahana ve brokoli de enfeksiyonla mücadele edebilen besinler arasında yer almaktadır. Ayrıca balık, taze sıkılmış meyve suları, haşlama tavuk, haşlama tavuk suyu, tavuk ve sebze çorbaları, greyfurt, mandalina, portakal, limonlu çay, zencefil çayı, ekinezya çayı, kuşburnu çayı, papatya çayı, okaliptüs çayı ve adaçayı diğer gribe iyi gelecek besinler arasında yer almaktadır. Grip hastalığı ile mücadele ettiğiniz günlerde su içmeyi de ihmal etmemelisiniz. Vücudunuz susuz kalmamalı. Bitki çayları bu konuda size yardımcı olacaktır. Sıcak çay içtiğinizde ayrıca öksürüğünüz ve boğaz ağrılarınız da hafifleyecektir. Bu süre zarfında sindirimi zor olan yiyeceklerden kaçınmalısınız. Ağır yemekler sindirilirken daha fazla enerji harcanır bu durumda kendinizi halsiz ve yorgun hissetmenize sebep olabilir. Yiyeceklerin Tıkanıklığa Etkisi Bazı yiyecek ve içeceklerin kişilerde farklı etkiler gösterdiği herkes tarafından bilinmektedir. Bu sağlık durumuyla ilgili olduğu gibi yapısal olarak da değişlenlik göstermektedir. Örneğin süt ürünleri bazı bireylerde gribal durumlardaki salgıyı yani grip akıntısını artırdığı görülmektedir. Eğer siz de böyle bir durumla karşı karşıya kalırsanız süt ürünlerini bir kaç gün süreyle sınırlandırabilir yani tüketmekten kaçınabilirsiniz. Hastalık durumlarında süt ürünleri aynı zamanda mide bulantısı ve buna bağlı olarak kusmada artışa sebep olabiliyor. Bu nedenle hastalık durumlarında yoğun olarak C vitamini ve folik asit içeren portakal suyu tüketebilir ve bu sayede bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz. Portakal suyu tükettiğinizde daha hızlı bir şekilde iyileşme yaşadığınızı ve toparladığınızı görüyor olacaksınız. Soğuk Algınlığı Nedir? Soğuk algınlığı, üst solunum yolu ile bulaşan viral bikürüfeksiyon hastalığıdır. Akut rinit ya da akut viral rinofarenjit olarak da adlandırılmaktadır. Kişiler arasında en çabuk ve en kolay bulaşabilen bir hastalık olan soğuk algınlığı çoğunluk olarak rinovirüsler ya da koronavirüsler sebebiyle oluşmaktadır. İnsanların vücudu, soğukluğa sebep olan bütün virüslere karşı direnç gösteremediğinden soğuk algınlığı bireyler arasında oldukça yaygın bir şekilde yaşanmakta ve sürekli olarak kendini tekrarlayabilmektedir. Yapılan araştırmalar, soğuk algınlığına en çok çocukların yakalandığını ortaya koymaktadır ancak yetişkin bireyler de her yıl, en az yılda bir kere dahi olsa soğuk algınlığına maruz kaldığı araştırmalar sonucunda bilinen bir gerçektir. Soğuk Algınlığı Belirtileri Nelerdir? Grip, sık sık soğuk algınlığı belirtileri ile karıştırılmaktadır ve influenza olarak adlandırılan bir virüsün neden olduğu bireyler ve toğlumun üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilen çoğunlukla mevsimsel olarak ve yaygın bir şekilde bir solunum yolu hastalığıdır ve bulaşıcı etkileri mevcuttur. Grip hastalığının en bilinen belirtileri arasında şiddetli baş ağrısı, yüksek ateş ya da titreme,sürekli halsizlik durumu, boğaz ağrısı mevcuttur. Ancak ilk olarak hastalık kendini aralıklı olarak ürperme hissi ile göstermektedir. Belirtiler ise şiddetli ve ani bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu belirtileri detaylandıracak olursak; Yüksek Ateş Yüksek ateş, gribin ilk kendini gösteren belirtileri arasında yer almaktadır. Hastalık sebebiyle kendini gösteren yüksek ateş aniden 38 ila 40 dereceye kadar yükselmektedir. Grip nedeniyle ortaya çıkan yüksek ateş hastalık boyunca devam etmekte ve bazı kişilerde stabil devam ederken bazı kişilerde ise ateş düşerek ve sonra tekrar yükselerek kendini göstermektedir. Çocuk ve genç yetişkinlere oranla ateş belirtisi daha yüksek olabilmektedir. Hastada yüksek ateş görüldüğünde diğer belirtilerde daha şiddetli bir şekilde kendini göstermektedir. Kas Ağrıları En başta kol ve bacak kas ağrıları ile, sırt ağrısı olmak üzere vücudun genelinde kas ağrıları oluşmaktadır. Çoğunlukla şiddetli olarak kendini gösteren kas ağrıları kişilerin hareketliliğini de kısıtlamaktadır. Bununla birlikte grip virüsünün çeşidine göre ağrıların şiddeti daha üst seviyelere kadar çıkabilmektedir. Gribe bağlı kas ağrılarında gözlerinizi hareket ettirdiğinizde dahi ağrı hissetmeniz mümkün olmaktadır. Halsizlik Grip ve soğuk algınlığı hastalığına yakalanmış olan vücut tüm enerjisini bulaşmış olan virüsle mücadele edebilmek için kullandığı için hastalık süresi boyunca vücutta halsizlik meydana gelebilmektedir. Halsizliğin yanı sıra iştah kaybı da söz konusu olmaktadır. Bu sebeple hastalık süresince mümkün olduğunca dinlenmek, hem halsiz kalan vücudu kendine getirecek hem de hastalığın etkisini azaltıyor olacaktır. Öksürük Grip ve soğuk algınlığı belirtisinde en sık görülen belirtilerden biri de kuru öksürük, boğaz kuruması, burun akıntısı ve boğaz ağrısı olmaktadır. Ancak en sık görüldüğü dedik. Bunun nedeni ise bu saydığımız belirtilerin her bireyde aynı olmamasıdır. Bu bahsettiğimiz belirtiler bireylerde ilk günlerde ortaya çıkmamakla birlikte yüksek ateş ise aksine hastalığın ilk anlarından itibaren kendini gösterebilmektedir. İlk belirtiler azaldıkça yani hastalığın sonraki safhasında boğaz ağrısı ve öksürük ortaya çıkmaktadır. Bu belirtiler ise grip virüsünün vücudu yavaş yavaş terkettiğinin ifadesidir. Grip hastalığının belirtileri yetişkin bireylerde bağırsakları ve mideyi etkilemezken çocuklarda ise ishal, kusma gibi sık sık görülebilmektedir. Grip belirtilerinin görüldüğü kişilerin yapması gereken şey dinlenmek olacaktır. Vücudun grip hastalığından dolayı kaybetmiş olduğu enerjinin tekrar kazanılması adına dinlenmek, hastalığın iyileşme sürecinde önemli bir adım olacaktır. Ayrıca bağışıklık sisteminin grip belirtileri oluşturan virüslerden etkilemesi ile vücut sıvı kaybı yaşıyor olacaktır. Bu nedenle hastalık boyunca bol bol sıvı tüketmek yine tedavi sürecinde faydalı bir adım olacaktır. Soğuk Algınlığı İle Grip Arasındaki Farklar Nelerdir? Soğuk algınlığı, grip hastalığına kıyasla daha hafif belirtilerle kendini gösteren bir hastalıktır ve ve kısa süre içerisinde iyileşme gerçekleşmektedir. Bu sebeple doktora görünmenize gerek olmayacaktır. Bu durum sonucunda dinlenmek, gerekli durumlarda ağrı kesici almak ve diğer doğal tedavi yöntemlerini uygulamak yeterli olacaktır. Ancak soğuk algınlığı başka komplikasyonlara sebep olabilmektedir. Böyle bir durum karşısında aşağıdaki belirtiler yaşanması halinde doktora başvurmak gerekmektedir. Soğuk algınlığı belirtileri üç haftadan daha uzun sürmesi halinde Hastalığın belirtilerinin ani bir şekilde daha da kötüleşmesi halinde Nefes alışlarda daha da güçlük çekilmesi halinde Göğüs ağrısı veya mukusla birlikte ortaya çıkan bir öksürük söz konusu ise doktora başvurmak gerekmektedir. Soğuk Algınlığı Komplikasyonları Nelerdir? Bazı belirtiler sonucunda ortay çıkan soğuk algınlığı sonucunda bazı komplikasyonlar ortaya çıkmaktadır. Bu komplikasyonlar bazı durumlarda sinüslere, göğüs bölgesine ya da kulaklara yayılabilmektedir. Enfeksiyonel durumun sebep olabileceği komplikasyonların neler olduğuna göz atalım Sinüzit Soğuk algınlığının kısa müddette geçmemesi ve vücutta uzun süre kalması sonucunda sinüzit oluşmaktadır. Belirtileri ise iltihaplı ve enfekte sinüsleri içeriyor olmasıdır. Kulak Enfeksiyonu Özellikle çocuklarda daha sık görülmekte olan kulak enfeksiyonu, sarı ya da yeşil burun akıntısı ve kulak ağrılarının oluşması ile kendini göstermektedir. Astım Soğuk algınlığı ile tetiklenen astım hastalığının solunum zorluğu ve hırıltılı solunum gibi belirtileri mevcuttur. Strep Enfeksiyonu Strep, boğaz bölgesinde ortaya çıkan bir enfeksiyon türüdür. Belirtileri ise zaman zaman öksürük ve şiddetli boğaz ağrısı ile kendini göstermektedir. Göğüs Enfeksiyonu Soğuk algınlığı ile ortaya çıkan enfeksiyonlar pnömoni yani diğer adıyla zatürre ve bronşite neden olabilmektedir. Öksürük, mukuslu öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler ile kendini göstermektedir. Soğuk Algınlığının Sebepleri Nelerdir? Çeşitli birçok virüs çeşidi soğuk algınlığına sebep olabilmektedir. Fakat özellikle rinovirüsler soğuk algınlığına sebep olmaktadır. Rinovirüsler, asit ve dış koşullara karşı oldukça duyarlıdır. 33C’de üreme adaptasyonu ile üst solunum yollarını daha çabuk etkilemektedir. Soğuk algınlığına sebep olan virüs vücuda ağız yolu ile, burun yolu ile ve gözlerden girebilmektedir. Soğuk algınlığına yakalanmış olan bir hastanın öksürmesi, hapşırması ya da konuşması ile havadaki damlalar vasıtasıyla virüslerin yayılması mümkündür. Ayrıca soğuk algınlığı hastaları ile el temasında bulunmak, telefon, havlu, oyuncak gibi nesneleler vasıtası ile de virüsün bulaşması mümkün olabilmektedir. Bu temas ya da eşya kullanımı sonucunda ellerinizle gözlerinize, burnunuza ya da ağzınıza dokunmanız sonucunda virüsün bulaşması ihtimali oldukça yüksektir. Soğuk Algınlığına Ne İyi Gelir? Nasıl Kurtulursunuz? Soğuk algınlığının çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Ancak bu tedaviler ile sadece soğuk algınlığının belirtilerinin azaltılabilmesi sağlanmaktadır. Kısa sürede iyileşme mümkün olmamaktadır. Soğuk algınlığının en doğal tedavilerden biri dinlenmek bir diğeri ise bol miktarda sıvı tüketimi gerçekleşmesidir. Böylece hastalığın belirtileri hafiflemiş ve hasta kendini biraz olsun iyi hissediyor olacaktır. Soğuk algınlığı için uygulanabilecek bazı tedavi yöntemleri ise aşağıda belirtildiği gibidir Esans yağları ilave edilerek hazırlanmış olan buhar terapileri ile burun tıkanıklığını açabilmek mümkündür. Sıcak su ve tuz ile hazırlanan gargara ile boğaz ağrılarını dindirmek mümkün olacaktır. Soğuk algınlığı sebebiyle yaşanan burun tıkanıklıkların geçici olarak giderilmesine dekonjestanlar içeren ilaçlar yardımcı olmaktadır. Burun akıntıları ile birlikte göz sulanmalarının belirtileri için antihistaminikler önemli bir yardımcıdır. Soğuk algınlığı tedavisi sürecinde yapılan bazı araştırmalar çinko pastillerinin hastalığın belirtilerinin süresinin azalttığını ortaya koymuştur. Antibiyotikler ise soğuk algınlığı belirtilerinin tedavisi amacıyla tercih edilmemektedir. Soğuk Algınlığı ve Grip İçin Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Soğuk algınlığı ve grip hastalıkları sürecinde çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Bunlardan bazıları doğal besinlerle uygulanan tedavi yöntemleri bazıları ise medikal ilaçlar ile uygulanan tedavi yöntemleridir. Bitkisel tedavi yöntemleri çoğunlukla herkes tarafından uygulanabilirken medikal ilaçlar ile sağlanan tedavi yöntemleri yalnızca doktor reçetesi ile uygulanabilmektedir. Doktor reçetesi dışında kullanılacak medikal ilaçlar farklı komplikasyonlara sebep olabilmektedir. Bu başlık altında sizin için en iyi grip ilacını ve bitkisel tedavi yöntemlerini inceliyor olacağız. Ayrıca bitkisel ve doğal tedavi yöntemleri ile tarifler paylaşıyor olacağız. Soğuk Algınlığı İçin Bitkisel Tedavisi Yöntemleri Tıbbi ilaçların tarihi geçmişinin insanlık tarihinin ilk zamanlarına dayanmadığını düşünürsek, o yıllarda bile yine var olan soğuk algınlığı için bitkisel tedavi yöntemleri uygulanmakta idi. Bu noktada bazı bitkilerin içerdiği vitamin ve mineraller bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve vücudu soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklardan korumaktadır. Doğal ve bitkisel tedavi yöntemlerinden en çok bitki çayları tercih edilmektedir. Bitki çaylarının göğüs doluluğu, burun tıkanıklığı, öksürük gibi belirtileri hafifletmektedir. Sizlere tavsiyemiz özellikle kış mevsiminde daha sık görülen soğuk algınlığı sonucunda medikal ilaçlara hemen başvurmak yerine bitkisel ilaçlar ile aşağıda paylaşacağımız yöntemleri kullanarak tedavi uygulamanız olacaktır. Bal ve Limon Soğuk algınlığı için en sık tercih edilen bitkisel tedavi yöntemlerinden biridir bal ve limon karışımı. C vitamini açısından zengin olan limon vücudun direncini artırmaktadır. Bal ise bağışıklık sistemini güçlendirirken bu iki besinin karışımı soğuk algınlığı için etkili bir seçenek olarak kabul edilmektedir. Bu kür ile boğaz yumuşuyor ve soğuk algınlığına bağlı olarak ortaya çıkan öksürük hafifliyor. Bal ve Limon Kürü Tarifi Bir bütün limon suyu ile isteğe göre iki ila üç çay kaşığı bal sıcak suyun içerisine ilave edilir ve iyice karıştırılır. Sabah ve akşam tüketilir. Öneri Limon ile ilgili daha detaylı bilgi için “Limonun Faydaları Nelerdir ve Limon Diyeti Nasıl Yapılır?” başlıklı makalemizi linki tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ekinezya ve Adaçayı Kürü Ekinezya ve adaçayı ile hazırlayabileceğiniz gargara vücudunuzda dezenfektan etkisi yaratıyor olacaktır. Bu gargara beş günlük periyotta günde on defaya yakın kullanılması tevsiye edilir. 3. gün itibari ile etkilerini hissediyor olacaksınız. Üstelik bu gargara, soğuk algınlığı tedavisinde kullanılmakta olan diğer çözeltilere nazaran daha etkili olduğu belirtilmektedir. Nane ve Ihlamur Kürü Göğüs bölgesini ve boğazı yumuşatmak için tüketecebileceğiniz nane ve ıhlamur kürünün balgam söktürücü özelliği de mevcuttur. Ayrıca vücudun terlemesini sağlamakta ve bu sayede rahatlık hissi yaşatmaktadır. Tercihe göre bir miktar nane ile ıhlamur yaprağı kaynamış suyun içerisine ilave edilir ve demlenerek elde edilen çay sabah ve akşam tüketilebilir. Nanenin içeriğinde bulunan mentol etken maddesinin balgam söktürücü ve nefes açıcı özelliği mevcuttur. Ayrıca ıhlamur boğaz ağrısını yatıştırmakta ve kuru öksürüğü dindirmektedir. Bu iki bitki bir araya geldiğinde ise oldukça etkili sonuçlar vermektedir. Nane ve Limon Kürü Halk arasında en sık tüketilen bitki çaylarından biridir nane ve limon ikilisi ile yapılan kür. Annelerin soğuk algınlığı sonucunda ilk aklına gelen nane ve limon kürü soğuk algınlığına karşı oldukça koruyucudur. Bununla birlikte hastalığın bir çok etkisine karşı savaşmaktadır. Bir demlikte ya da cezve içerisinde eşit oranlarda kaynatılarak elde edilen çay sıcak olarak tüketilmelidir. Mürver ve Nane Kürü Mürver olarak adlandırılan bitki adı itibari ile çok bilinmemektedir ancak soğuk algınlığına karşı olumlu etkilere sahiptir. İçeriğinde bulunan “viburnic” olarak adlandırılan asit sayesinde vücutta terleme meydana gelmesini sağlar ve vücut dokularında detoks etkisi yaratmaktadır. Ayrıca ateş düşürücü özelliği ve kanı temizleyici etkileri de mevcuttur. Mürver bitkisi,nane ile kaynatılabilir ve isteğe göre bal ile tatlandırılarak tüketilebilir. Sabah ve akşam tüketilebilecek olan bu karışım çayı akşam yatmadan evvel içilirse kaliteli bir uyku imkanı da sağlayacaktır. Kış Çayı Kürü Ihlamur, kuşburnu, zencefil, karanfil ve tarçın karışımı ile yapılacak olan çay ile soğuk algınlığının neredeyse tüm etkileri ortadan kalkabilecektir. Ihlamur boğazı yumuşatır, kuşburnu antioksidan etkisi yaratmaktadır, zencefil virüslerle savaşır, karanfilin antibiyotik etkisi vardır ve tarçın kan şekerini dengelemektir. Bu kürü yapabilmek için tüm bitkiler bir çaydanlığın içerisindeki suya ilave edilir ve yaklaşık beş dakika kaynatılarak elde edilen suyu tüketilir. Karabaş ve Nar Kabuğu Kürü Soğuk algınlığına karşı en etkili kürlerden biridir karabaş ve nar kabuğu kürü. Tüketildiğinde rahat bir uyku çekmenizi sağlayacak ve böylece soğuk algınlığının etkileri hafifleyecektir. Nar ve Karabaş Kürü Hazırlanışı 1,5 su bardağı ile su kaynatılır ve üç adet nar kabuğu ilave edilerek beş dakika boyunca kaynatılır. Daha sonra üç başak karabaş bitkisi ilave edilir ve üç dakika daha kaynatılır. Ocağın altı kapatılır ve ılındıktan sonra gün içinde bir kez aç karna bir bardak kadar tüketilebilir. Bu kürün bir hafta boyunca tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Kuşburnu, Zencefil ve Ihlamur Kürü Bu kür için parmak ucu büyüklüğünde kök zencefil, iki çay kaşığı kuşburnu, bir ila iki parça kadar hibiskus, bir tatlı kaşığı ile ıhlamur çiçeği, bir adet karanfil karışımı bir su bardağı su ile yaklaşık iki ila üç dakika kadar kaynatılır ve ardından üç kadika kadar da demlenmeye bırakılır. Bir dilim limon ile beraber şekersiz olarak gün içinde üç ila dört fincan kadar tüketilebilir. Soğan Kürü Soğuk algınlığında olduğu gibi üst solunum yollarında oluşan enfeksiyonlara karşı tavsiye edilmekte olan bitkisel kürlerden biri de soğan kürüdür. Bunun için bir soğan dört parçaya bölünür ve 1,5 su bardağı su ile kapağı kapalı bir şekilde beş dakika kadar kaynatılır ve elde edilen su ılık olarak tüketilir. Böylece öksürüğün etkilerinde azalma söz konusu olacaktır. Elma Sirkesi Gargarası Soğuk algınlığı sonucunda görülen boğaz ağrısı ve bademcik şişmelerine karşı elma sirkesi ile gargara yapılması mümkündür. Elma sirkesi boğaza yerleşen bakterilerin azaltılmasına önemli bir yardımcı olacaktır. Bir su bardağının yarısına kadar su, diğer yarısına ise elma sirkesi konulur ve gargara yapılabilir. Soğuk Algınlığı İçin Pratik Kürler Var mıdır? Bir bardak suyun içerisine bir adet soğanın suyu ve bir miktar bal ilave edilir ve gün içinde iki ila üç defa tüketilebilir. Bir bardak kaynar suyun içerisine bir çay kaşığı tarçın ya da zencefil ilave edilir ve on dakika kadar bekletildikten sonra günde iki ila üç bardağa kadar tüketilebilir. Bir bardak kaynar suyun içerisine beş gram biberiye eklenir ve on dakika kadar bekletildikten sonra günde iki ila üç bardağa kadar tüketilebilir. Tarçın kabukları çay gibi demlenir ve günde iki ila üç bardağa kadar tüketilebilir. Bir bardak sıcak sütün içerisine iki ila on gram kadar adaçayı eklenir ve on dakika bekletilir. Günde iki ila üç bardağa kadar tüketilebilir. Bir bardak suyun içerisine on gram maydanoz eklenir ve beş dakika kadar kaynatılır. Ardından on dakika kadar dinlendirilir. Elde edilen suyun içerisine limon ve bal ilave edilerek günde iki ila üç bardağa kadar tüketilebilir. Bir tatlı kaşığı ile balın içine 1,5 çay kaşığı toz zencefil ve bir çay kaşığı toz zerdeçal ilave edilir. Elde edilen macun sabah ve akşam tüketilebilir. İki bardak suyun içerisine bir elma kabuğu, bir tutam ıhlamur, bir miktar karanfil eklenir ve beş dakika kadar kaynatılır. Elde edilmiş olan karışım bal ile tatlandırılır ve sıcak olarak tüketilir. Gribe İyi Gelen Bitki Çayları Nelerdir? Grip, halsizliğe yenik düşen vücudun, ateş, öksürük, burun akıntısı gibi semptomların ortaya çıktığı bir hastalık türüdür. Kişinin günlük hayatını etkilemektedir. Üst solunum yolu enfeksiyonu ile ortaya çıkmakta ve viral bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Göğüs bölgesinde tıkanıklık, gözlerde sulanma, öksürük ve burun akıntısı gibi belirtiler ile kendini göstermektedir. Hastalığın tedavi yöntemleri ile önlenmemesi sonucunda hızlı bir şekilde bulaşması söz konusu olacaktır. Grip virüsü kendini 12 ila 24 saat içerisinde göstermektedir. Bazı bitkisel çaylar ile bu belirtileri ortadan kaldırmak mümkün olacaktır. Grip Virüsüne İyi Gelen Bitki Çayları Zencefil çayı Yeşil çay Karanfil çayı Ihlamur çayı Ada çayı Nane çayı Karabiber çayı Okaliptüs çayı Bitkilerin Vücuda Nasıl Etkileri Vardır? Soğuk algınlığı ve grip ile mücadele ederken faydalanacağımız bitkilerin hangilerinde hangi etkiler mevcuttur? Bu başlık altında bitkilerin vücudunuza etkilerini anlatıyor olacağız. Zencefil Kuru ve taze olarak hazırlanabilen güzel kokulu zencefil çayı göğüs bölgesindeki tıkanıklığı gidermek ve grip virüsünün etkisini hafifletmek amacı ile tercih edilebilir. İçeriğinde bulunan şogaol ve gingerol gibi bileşenler sayesinde vücudun viral hücrelere karşı direncini artırmaktadır. Ayrıca etkili bir iltihap gidericidir. Böylece grip ve soğuk algınlığı virüsünün vücuttan atılma süresini hızlandırmaktadır. Taze zencefilin tercih edilmesi ile daha etkili sonuçlar alınabilmektedir. Hazırlanan zencefil çayının içerisine bir kaç damla limon ilave edilerek C vitamini desteği sağlanabilir. Ancak gereğinden fazla tüketilmesi sonucunda mide sıkıntılarının yaşanması mümkündür. Nane Nane çayı günümüzde grip için en çok tercih edilen ve en etkili çaylardan biridir. Nane öksürüğü hafifletmekte ve tahriş olmuş olan boğazı yumuşatmaktadır. Eczanelerde satılmakta olan bir çok grip ilacının içeriğinde nane kullanılmaktadır. Okaliptus Okaliptus çayı, başta burun tıkanıklığı ve göğüs tıkanıklığı olmak üzere gribin bazı belirtilerini hafifletmek amacıyla kullanılabilir. Okaliptus kaynatılarak buharı solunur ve burun tıkanıklığına iyi gelmektedir. Ihlamur Ihlamur, grip olunduğunda ilk akla gelen bitkisel tedavilerden biri olarak kabul edilmektedir. Ağrı kesici ve iltihap giderici etkileri mevcuttur. Ayrıca boğazı yumuşatmakta ve tahrişi önlemektedir. İçeriğinde bulunan linalool bileşeni sayesinde yatıştırıcı etkilere sahiptir. Karabiber Karabiber, toz ya da tane haliyle çay olarak kullanımı sonucunda boğaz enfeksiyonlarında oldukça faydalı sonuçlar doğurmaktadır. Ayrıca boğazda şişlik hissedildiğinde de kullanımı mümkündür. Gargara şeklinde tüketilebilir. Kuşburnu Kuşburnu, antosiyaninler içermektedir. Antigribal özellikleri mevcuttur. Doğal bir koruyucu görevini üstlenmiştir. Ihlamurla birlikte ya da sade olarak çay şeklinde tüketilebilir. Adaçayı Ağız ve boğaz iltihaplarında oldukça etkili adaçayı, içeriğinde bulunan bileşenleri sayesinde jinjivit ve farenjit gibi iltihapların iyileşmesi için olumlu sonuçlar doğurmaktadır. Hazırlanışı esnasında kaynatılmamalı, kaynamış suyun içerisine ilave edilerek demlenmeli ve ılık olarak tüketilmelidir. Ayrıca gargara şeklinde tüketilmesi de mümkündür. Isırgan Otu Isırgan otunun kanı temizleme özelliği mevcuttur. Tüketildiğinde bağışıklık sistemini güçlendirmekte, vücudu dinlendirerek dinginlik hissi vermekte ve soğuk algınlığının olumsuz semptomlarını hafifletmektedir. Yeşil Çay Günlük hayata dahil edilmesi gereken önemli çaylardan biridir yeşil çay. Şayet günlük hayatınıza dahil etmediyseniz en kısa zamanda mutlaka günlük beslenme programınıza almalısınız. Yeşil çay, vücuttaki toksinlerin dışarı atılmasını sağlamaktadır. Bu özelliği ile sadece gripten ve soğuk algınlığından değil bir çok hastalıktan vücudunuzu koruyor olacaktır. Gün içinde üç fincana kadar yeşil çay tüketilmesine uzmanlar müsaade etmektedir. Söğüt Kabuğu Özü Söğüt kabuğundan elde edilmekte olan ve soğuk algınlığındaki vücut kırgınlığının giderilmesine yardımcı bir eksterdir. Ekinezya Ekinezya bitkisi soğuk algınlığına yol açan olumsuz faktörlere karşı vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve üst solunum yolu hastalığı denildiğinde ilk akla gelen bitki olarak mutfaklarda yerini almaktadır. Ayrıca virüslerin yol açtığı sitokinlerin yani iltihap etkenlerinin miktarını kontrol altında tutarak üst solunum yolu iltihaplarının ortaya çıkacak muhtemel hasarlarını engellemektedir. Ekinezya çayı ve ekinezyadan oluşan tüm ürünler soğuk algınlığına neden olan solunum sinsityal virüsü, uçuk virüsü ve influenza virüslerini yok etme gücüne sahiptir. Bununla birlikte ekinezya özü birçok hastalığa karşı vücudun savunmasını engelleyen ve hyaluronidaz olarak adlandırılan enzime karşı ciddi bir mücadele içerisinde olduğu son araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Ekinezya çayı sadece hastalığa yakalandığında değil hastalıktan korunmak amacı ile de koruyucu olarak tüketilebileceği uzmanlar tarafından söylenmektedir. Soğuk Algınlığına Karşı Diğer Bitkisel Çözümler Nelerdir? Masaj Yağı Soğuk algınlığının en önemli belirtileri arasında solunum yollarında yaşanan sorunlar vardır. Akciğerlerde oluşan doluluk nefes alış verişlerinde ciddi ölçüde güçlük yaşatmaktadır. Bu sorun karşısında lavanta, fesleğen, biberiye ve okaliptüs gibi esans yağları ile birlikte tatlı badem yağı, zeytinyağı ya da jojoba yağı gibi özel yağlarla inceltilebilir ve göğüs bölgesine masaj yapılabilir. Masaj yağını hazırlamak için öncelikle yarım su bardağı ile yaşıyıcı yağ yani zeytinyağı, tatlı badem yağı ya da jojoba yağlarından herhangi birini ve 10 ila 15 damla kadar da esans yağı birbirine karıştırılır. Göğüs bölgesine masaj yapıldıktan sonra sıcak bir havlu ile kapatılır ve karışımın etkisinin daha fazla olması sağlanır. Hassas ciltlerde taşıyıcı yağ ölçüsü daha fazla olabilir. Esans yağlarının cildi tahriş etme olasılığı sebebiyle taşıyıcı yağın miktarının fazla olması ile etkisi azaltılabilir. Buhar Terapisi Göğüs doluluğu ile burun tıkanıklığı gibi semptomlar için buhar terapisi olumlu sonuçlar verecek bir tedavi biçimi olacaktır. Bunun için bazı bitkilerin direk tüketilebileceği gibi buharını teneffüs ederek de etkili ve olumlu sonuçlar almak mümkündür. Okalitüs ve nane solunum yollarındaki tıkanıklığı gidermek için en etkili bitkiler arasında ilk iki sırada yer almaktadır. Bu bitkilerin buharını solumak tıkanıklığın giderilmesi için faydalı olacaktır. Bunun için bir tencere çeyreğine kadar su doldurulur ve kaynatılır. Ocak kapatıldıktan sonra kaynamış olan suyun içerisine dört ila beş adet nane yaprağı ya da okaliptüs yaprağı atılır ve iki ila üç dakika kadar bekletilir. Daha sonra tenceredeki suyun buharı dört ila beş dakika kadar solunarak derin nefesler alınır. Lavanta çiçeğinin mikrop öldürücü özelliği mevcuttur. Bu özelliği sayesinde soğuk algınlığı tedavisinde tercih edilebilir. Ayrıca boğaz ve bademciklerde oluşan gıcıklanmayı gidermek için de lavanta çiçeği tercih edilebilir. İki su bardağı kaynamış suyun içerisine bir avuç kadar lavanta çiçeği ilave edilir ve ağzı açık olarak kaynatılır. Elde edilen karışım yaşam alanınıza konulabilir. Bu karışım havadaki mikropların öldürülmesine ve yine soğuk algınlığından kaynaklanan boğaz sorunlarına iyi gelecektir. Hamilelik Sürecinde Grip Tedavisi Nasıl Yapılmaktadır? Grip, endişe yaratacak bir rahatsızlık değildir ancak hamilelik sürecinde aynı durum söz konusu değildir. Bunun nedeni ise grip hastalığında yüksek ateş ihtimalinin var olmasıdır. Ayrıca hastalık vücutta halsizlik, iştahsızlık, yorgunluk ve baş ağrısı oluşmasına neden olmaktadır. Özellikle halsizlik ve iştahsızlık hamile bir anne adayında hem anne hem de çocuk için ciddi sağlık sorunları ile sonuçlanabilir. Hastalık sonucunda ortaya çıkan iştahsızlık durumu ile hamile olan anne adayı yemek yemez ise bebeğin gelişimi olumsuz yönde etkilenecektir. Bununla birlikte yüksek ateş yine bebeği etkileyebilmektedir. Hamilelik sürecinde grip ile sonuçlanan soğuk algınlığı hastalıklarında bebeğin kaybı bile söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle anne adayları kendilerini mümkün olduğunca grip visürüne karşı korumalıdır. Ancak gerek duyulduğunda hamile olan grip hastalarına grip aşısı vurulabilir. Ancak aşı yapılmadan önce bir sağlık uzmanının onayı gerekmektedir. Grip Virüsüne Yakalanmış Anne Adaylarının Yapması Gerekenler Nelerdir? Vücut sıcaklığının doğru bir biçimde korunması gerekmekte ve sıkı giyinerek vücudu soğuklara karşı korumalıdır. Bol bol istirahat etmedi gerekmektedir. Eğer vücut terli ise soğuk ya da rüzgar olan bir yerde durulmamalıdır. Düzenli beslenmeli ve beslenme biçimine dikkat edilmelidir. Bol miktarda meyve ve sebze tüketilmelidir. Ancak meyvelerin ve sebzelerin mevsimin tüketilmesi vitamin ve mineral açısından önemlidir. Uyku düzeni ise hem vücut gripli iken hem de normal zamanlarda sağlık açısından oldukça önemlidir. Özellikle hamilelik sürecinde istirahat, iyileşme için büyük önem taşıyor olsa da doğal besinlerle yapılacak olan tedavi yöntemlerinin de tercih edilmesi mümkündür. Ancak yukarıda paylaşmış olduğumuz bitkilerin tümünün kullanımı söz konusu olmayacaktır. Bazı bitkilerin hamilelikte anne adayına zararlarının olabileceği unutulmamalıdır. Grip virüsü ile mücadele eden anne adayının burun tıkanıklığı için yapması gereken şey bir tatlı kaşığı tuzun yarım litre suyun içinde karışmasını sağlayarak serum fizyolojik hazırlanması ile mümkündür. Hazırlanan bu karışım bir pipet yardımı ile buruna çekilir ve böylece burun tıkanıklığı giderilebilecektir. Öksürük sorunu için ise ballı süt karışımı tercih edilebilir. Süt tüketmekte zorlanan anne adayları için ise sıcak limon ya da elma suyu alternatif olacaktır. Hamilelikte belirttiğimiz gibi bitkiler bazen sağlıklı olamayabilir. Ancak çay şeklinde değil de gargara şeklinde tüketimi mümkündür. Örneğin adaçayı hazırlanarak gargara yapılabilir. Böylece boğaz şişliği ve ağrısının hafifletilmesi sağlanabilir. C vitamini içeren besinler tüketilerek vücut direnci artırılabilir. Mümkün olduğunca bol miktarda sıvı alınmalıdır. Oda sıcaklığı yeterli düzeyde olmalı ve boğaz kuruluğunu gidermek amacı ile ılık meyve suları içilmelidir. Ancak meyve suları taze sıkılmış ve sıkılır sıkılmaz tüketilmelidir. Hamile olan anne adayının ateş yüksekliği sakıncalıdır. Ateş, dikkatli bir biçimde izlenmeli ve ateş söz konusu ise nemli bir bez ile kol, bacak ve alın bölgesine kompres yapılarak ateşin düşürülmesi sağlanmalıdır. Bilgi C vitamini içeren besinlerin neler olduğunu detaylı olarak incelemek isterseniz “C Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?” başlıklı makalemize linki tıklayarak ulaşabilirsiniz. En İyi Grip İlacı Hangisidir? Grip insan vücuduna influenza olarak adlandırılmakta olan virüsün solunum yolu ile bulaşması sonucu ortaya çıkan bir enfeksiyon hastalığıdır. Bu nedenle de bulaşıcıdır. Özellikle kronik hastalarda, çocuklarda ve yaşlılarda ölüme kadar varabilen olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Makalemizin genelinde grip ve soğuk algınlığı için bitkisel tedavi yöntemlerinden bahsettik bu başlık altında ise en iyi grip ilacından bahsediyor olacağız. Sağlık uzmanları tarafından en çok tercih edilen ve en sık reçete edilen etkili ve iyi grip ilacı Theraflu forte, film tablet şeklinde servis edilmektedir. Bir Film tablet Theraflu forte içeriğinde Aktif maddeler 10 mg. Fenilefrin hidroklorür, 4 mg. Klorfeniramin maleat ve 650 mg. Parasetamol bulunmaktadır. Yardımcı maddeler Titandioksid, Metilparaben ve Kinolin sarısı’dır. Farmakolojik Özellikleri Theraflu forte içeriğinde bulunan parasetamol etkili ateş düşürücü ve ağrı kesicidir. Trombosit agregasyonunu inhibe etmemekte ve proteinin cevabını etkilememektedir. Ağız yolu ile alınmakta, hızla ve çabuk emilimi gerçekleşmektedir. Etki süresi ise 15 ila 30 dakika arasında değişkenlik göstermektedir. Nazal dekonjestan olarak üst solunum yolunun mukozalarında oluşan şişkinliği ortadan kaldıracak etkilere sahiptir. Fenilefrin hidroklorür, sempatomimetik bir madde olarak başlıca adrenerjik reseptörler üzerinde direkt etkilere sahiptir. Yine içeriğinde bulunan Klorfeniramin maleat, antihistaminik bir maddedir ve kılcal damarlarda oluşan gerginliği azaltmakla birlikte burunda akıntı, gözde sulanma, kaşıntı ve aksırma semptomlarını gidermektedir. Endikasyonları Gribe bağlı olarak nezle, ağrı ve ateşin semptomik tedavisi için kullanılmaktadır. Uyarılar Hipertiroidizm, ciddi kardiyovasküler bozukluk, amfizem, diyabet, prostat hipertrofisine bağlı idrar retansiyonu, glokom, kronik akciğer hastalığı, hipertansiyon, böbrek ve karaciğer fonksiyon bozuklukları gibi durumlar söz konusu ise dikkatli kullanılmalıdır. 10 gramın üzerinde alınan yetişkin bireylerde toksisite görülmesi olasıdır. Kronik alkoliklerde terapötik dozların ardından hepatotoksisite ve ağır karaciğer hasarı ortaya çıkabilme ihtimali vardır. Günlük doz miktarı toplamda 2 gramın altında kalmalıdır. Hastalık belirtilerinin düzelmemesi, başka komplikasyonların ortaya çıkması ve yüksek ateşin üç günden daha fazla sürmesi durumunda mutlaka doktora başvurulmalıdır. Ayrıca hamilelerde ya da emziren annelerde kullanılması ise oldukça sakıncalıdır. Yan Etkileri Taşikardi, deri döküntüsü, ağız kuruluğu, baş dönmesi, görme bulanıklığı ile özellikle çocuklarda irritabilite gibi yan etkiler görülebilmektedir. Vitamins, medicines and hot tea in front, woman caught cold sleeping in background.?; Shutterstock ID 64485970; PO 10047953; Other Public Affairs Gribe İyi Gelen Çorba Tarifleri Grip ve soğuk algınlığı söz konusu olduğunda hemen medikal ilaçlara başvurmamalı ve öncesinde doğal besinlerle evde tedavi etme yoluna gidilmelidir. Makalemizin başında bazı bitkilerden bahsettik. Bitkilerle yapılabilecek doğal çay ve gargara yöntemleri ile tedavi edilebileceğine değindik. Ancak bunların yanı sıra bazı çorbaların da soğuk algınlığı ve grip hastalıkları karşısında iyileştirici etkilere sahip olduğunu belirtmeliyiz. Özellikle kış mevsiminde bu hastalıklara maruz kalınıyor olması beslenme açısından eksiklik nedeniyle de olabilmektedir. Bu nedenle belirttiğimiz gibi özellikle kış mevsiminde beslenmeye dikkat edilmeli ve sebze ve meyveleri vitamin ile minerallerinden faydalanabilmek için mümkün olduğunca mevsiminde tüketilmelidir. Hastalık sonucunda kaybedilen vücut direncini geri kazanabilmek için yapılabilecek bazı çorbalar ise; Havuçlu çorba Tarhana çorbası Un çorbası Sebze çorbası Mercimek çorbası Tavuk suyu çorbası gibi çorba çeşitleridir. Çorbalar, hastalık sebebiyle kuruyan boğazı yumuşatır, vücut ısısını ayarlar ve hastalık sebebiyle oluşan iştahsızlık sonucunda tok tutma özelliği de mevcuttur. Öneri Kış aylarında ve özellikle mevsim geçişlerinde daha çok görülmekte olan grip ve soğuk algınlığına karşı hangi önlemlerin alınması ve nasıl beslenilmesi gerektiği hakkında daha detaylı bilgi edinebilmek adına “Kış Aylarına Özel Beslenme Önerileri” ve “Mevsim Geçişlerinde Doğru Beslenme Nasıl Olmalıdır?” başlıklı makalelerimize linkleri tıklayarak ulaşabilirsiniz. makalenin planı Çoğu ilaçlar yasaklandı NedenvazokonstriktifAntibakteriyelHormonal gümüş iyonları dayalıAraçlaryardımcı olabilir hangi araçlarıfarklı ilaçlar - serum fizyolojikbitki bazlıHomeopatik ilaçların gebeliğin farklı aşamalarında interferongöreimmünostimülatör bileşimler üzerinde damla?ciddi komplikasyonlara neden olabilir, sık sık dikkat etmezler ki, hamilelikEşit sıradan soğuk sırasında soğuk başka neler yardımcı olabilir. Özellikle gebelik sırasında, vücudun güçlü bir şekilde yeniden yapılandırılması sürdüğü zaman tehlikelidir ve bağışıklık rahatsız edici bir belirti gelecek anneleri rahatsız ediyor? Gebelikte soğuktan ne damla kullanılabilir? Ve hastalığa nasıl daha çabuk uyum sağlayabilirim? Her şey çoğu ilaç yasaktırSoğuk ilaçların tamamı birkaç büyük gruba ayrılmıştır. Gebelik sırasında hangi damlaların kesinlikle yasaklandığının yanı sıra anne ve çocuğun vücuduna olan yararlarını ve potansiyel zararlarını göz önünde damla, soğuk algınlığı için en popüler tedavilerden biridir. Birkaç dakika içinde hızla, kelimenin tam anlamıyla, burun tıkanıklığından kurtulur ve 12 saate kadar dayanırlar. Kolaylık ve pratikliğe rağmen, hamilelikte kullanımı tehlikeli şu ki, epinefrin ve norepinefrin temelindeki aktif içerikler bu grubun hazırlıklarının bir parçasıdır. Sistemik kan dolaşımına absorbe edilebilir ve fetus kan dolaşımını bozabilirler. Doktorlar gebelik sırasında vazokonstriktif damlaların kullanılmasını önermezler. Onların kullanımı, diğer yollarla ortak soğukla ​​baş edemiyorsanız haklıdır. Aynı zamanda, doğum uzmanlarının sadece yerel düzeyde hareket eden ve kan dolaşımına karışmayan uyuşturucuları seçmeleri önerilirVibrocil;Ximelin;Tizin. Önerilen dozajı aşmayın ve damlaları 12 saatte bir defadan fazla kullanmayın. AntibakteriyelGebelik sırasında antibiyotik kullanırken de dikkatli olmalısınız. Onların kullanımı mümkündür, ancak akan burun bakteriyel hale gelirse ve sinüzit gelişmekle tehdit ediyorsa mümkündür. Lokal eylemin antibakteriyel damlaları, yalnızca acil durumlarda doktor tarafından öngörülür. Bunlar arasındaBioparox;İzofra;Polydex. Onların üye kortikosteroid yeteneğine dayanmaktadırHormonalEylem hormonal damla şişme ve iltihap azaltırlar. sistemik etkiye sahiptir ve olumsuz fetusun iç organların büyümesini ve oluşumunu etkileyen çünkü bu tür preparatlar kontrendikedir. Bir çocuğu taşırken gümüş iyonları dayalıAraçlarProtargolum ve modern muadilleri Sialor, Collargol yüksek verimlilik ve güçlü antiseptik özelliklere rağmen kullanılamaz. Gümüş esaslı müstahzarlar genellikle gebelik sırasında alerjik reaksiyonlara neden olabileceklerHenüz ilaç pazarında, gelecek anneler için kullanılabilen araçlar vardır. Hamile kadınlara izin verilen soğuktan düşmeler, birkaç ilaç çözeltileriSaf suya veya fizyolojik salin bazlı araçlar en güvenli yöntemlerden bazılarıdır. Bunların tıbbi etkileri aşağıdakileri içerebilirEnflamasyonlu mukozanın nemlendirilmesi;Birikmiş mukus, kabuklar ve enfeksiyöz ajanlardan burun boşluğunun mekanik olarak temizlenmesi;Antiseptik kadınlarda yaygın bir soğuk algınlığı tedavisinde en yaygın yollarAquamaris;Akvaryum;Salin;Fizyolojik salin solüsyonu ampul veya flakon içinde.Ayrıca buruna damlatma için en basit tuz damlası, 1 çay kaşığı çözülerek bağımsız olarak hazırlanabilir. Sofra tuzunu 1 litre kaynatılmış yazık ki, salin solüsyonları hastalığın nedenini etkilememekle birlikte, durumu çok kolaylaştırıyor. Her bir burun yolunda günde 6 defa 2-3 damla damlatılabilirler. Bununla birlikte, uzmanlar gebelik sırasında burun durulamalarını önermezler sıvı iç kulağa girebilir ve otit gelişimine neden esaslı damlaGebelik için izin verilen bir başka ilaç grubuna bitki bazlı damla dahildir. Bileşimdeki doğal antiseptikler nedeniyle, bu fonlar gelecekteki anne ve çocuğa zarar vermeden etkili ve titizlikle hareket parlak temsilcisi - Pinosol . Yağ tabanı nedeniyle, iltihaplı burun mukozasını yumuşatır ve nemlendirir ve viral enfeksiyonun etken maddelerini ortadan kaldırır. İlaç kontrendikedir Çeşitli bitkilerden ekstraktlar içerdiği için alerjik olma eğilimleri;Burundan çıkan deşarjın viskoz, kalın, beyaz veya yeşil hale geldiği bakteri enfeksiyonu;Allerjik günde 3-6 defa damla damla damla damlatılır. Tedavi seyri 10 günden fazla olmamalıdır. Homeopatik ilaçlar Hamile bayanlara homeopatik ilaçların reçete edilmesi ancak bir doktora danıştıktan sonra mümkündür. Genel olarak, bunların kullanımı kadın ve bebeğe zarar vermez. Herhangi bir homeopati gibi, ortak soğuktan gelen bu damlalar birikimli bir etkiye sahiptir ve vücuda şu eylemi uygularken derhal harekete geçmezlerDekompresyon;Anti-inflamatuar; yaygın kullanılan homeopatik damlalar şunlardırEuphorbium Compositum mineral maddelere dayalı;EDAS-131 minimum gümüş, kalsiyum, pulsatilla konsantrasyonlarını içerir.Bu ilaçlar ile yapılan doz ve tedavi süresi, her vakada doktor, klinik semptomların ve hastalığın seyrine bağlı olarak bireysel olarak esaslı immünostimülatör ajanlarİnterferonlar, insan vücudunda üretilen ve bağışıklık savunmasına aktif olarak katılan maddelerdir. İlk damlalar şeklinde interferonlar gebelik sırasında akut solunum yolu viral enfeksiyonları için kullanılabilir. Bu gibi preparatlara şunlar vardırİnterferon; ilk günlerinde günde 6 kez her burun kanalında 2 damla ilaç kazmaya mecburdur. Tedaviye ne kadar erken başlarsa sonuç o kadar iyi farklı zamanlarında - farklı ilaçlar?Gebeliğin en kritik aşaması olan 14 hafta süren ilk üç aylık dönem. Şu anda, embriyo bağlıdır, plasenta oluşur - gelecekteki "filtre", bebeğin kan dolaşımına zararlı maddelerin girmesini ve aynı zamanda fetüsün ana iç organlarının döşenmesini ve oluşmasını dönemde herhangi bir ilacın kullanımı son derece istenmemektedir hiç kimse, bu ilacın gebelik seyrini nasıl etkileyeceğini tahmin edemez. Bu nedenle, ilk üç ayda bir soğuk algınlığı tedavisi için, doktorlar sadece salin solüsyonları kullanmanızı tavsiye ediyorlar - kesinlikle güvenlidirler ve yan etkileri yoktur. düşük ve doğum kusurları oluşum riski büyük ölçüde azalır, ikinci ve üçüncü üç aylık olarak, izin verilen ilaçların listesi biraz genişletir. Ancak, her durumda, bunun veya çare bir hamile kadın için reçete etme kararı yalnızca bir doktor tarafından alınmalıdır. .Gebelik sırasında soğuk algınlığı ile başka ne yardımcı olabilirimEczane ilaçlarına alternatif ilaçlar halk tıbbı olabilir. Hamile, soğanın birkaç parçasına kesip burnuna kaldırarak burnunu temizleyebilir. Üründe bulunan fitonidler, enfeksiyonun nedeni olan ajana karşı mücadelede yardımcı yağlar soğuk algınlığı ile mücadelede iyi bir etkiye sahiptirler, burunlarına gömülmeleri gerekmez. Özel aroma lambaları ile birlikte su ile uçucu yağlar birkaç damla doldurulmuş ve aromalı ısıtma suyu, oda boyunca antiseptik yayılır mum ateşlenir. Alerjik bir reaksiyon olabileceği için dikkatli olmanız ilk aşamalarında kuru ısı kullanmaya değiyor. Kızartma tavasında ısıtılan sıcak bir yumurta veya tuz olabilir ve yoğun bir kumaş içine sarılır. İçmenin bol sıcaklığını unutmayın. Videolar İlgili Problemler Gebelikte Demir İlaçları - Dr. Dyt. Gamze Şanlı Ak. Sonbaharın gelmesi yanlızca sıcak yaz günlerinin ve tatilin sona erdiğini göstermekle kalmaz. Sonbahar değişken hava sıcaklıkları ile birlikte aynı zamanda kış hastalıkları olan grip ve soğuk algınlığı sezonunun da habercisidir. Normal zamanlarda bile çok rahatsızlık verici olan bu durum hamilelikte hem daha çok sıkıntı yaratır hem de anne adaylarının bebekleri açısından endişelenmesine neden ve soğuk algınlığı nedir? Grip bilimsel adı ile influenza ve soğuk algınlığı birbiriyle çok sık karıştırılan ve hatta birbiri yerine kullanılan iki terim olmakla birlikte aslında birbirlerinden çok farklı iki durumu ifade ederler. Her iki hastalıkta da benzer belirtiler görülmekle birlikte hem hastalığın nedeni hem de sonuçları çok iki hastalık da viruslerin neden olduğu ve üst solunum yollarını tutan hastalıklardır. Grip Influenza A, B, ve C adı verilen 3 tür viruse bağlı bir hastalıkken, 200 değişik tür vürus soğuk algınlığına neden algınlığı Soğuk algınlığı genelde burnu tutan bir hastalıktır ve bu hastalığa neden olan mikropların önemli bir kısmı rhinovirus adı verilen gruba dahildir. Rhino Yunanca burun anlamına genelde vürusle karsilasildiktan 2 günsonra ortaya çıkar. En sık karşılaşılan yakınmalar nezle, burun tıkanıklığı ve hapşırmadır. Ateş genelde görülmezken boğaz ağrısı ya da hasassiyet olabilir ancak muayenede boğazda kızarıklığa nadiren rastlanır. Sinüslerde ağrı ve kulak ağrısı sık tipine bağlı olarak gözlerde sulanma, öksürük, geniz akıntısı, iştahsızlık, halsizlik gibi yakınmalar da olaya eşlik edebilir ancak yine de sorunun merkezi başta daha sıvı olan burun akıntısı birkaç gün içinde koyulaşarak kıvam değiştirebilir ve rengi sarı-yeşile 7-10 gün içinde azalarak kendiliğinen Influenza viruslerinin neden olduğu grip hastalığı ise her yıl yaygın salgınlara neden olabilen ciddi bir hastalıktır. Geçtiğimiz yüzyılın başında meydana gelen ve tüm dünyayı etkileyen grip salgını 20 milyondan fazla insanın ölümüne neden Hastalık Kontrol Merkezinin verilerine göre her yıl nüfusun %10-20’si gibe yakalanmakta ve ortalama kişi grip nedeni ile hastanede tedavi edilmek zorunda kalmakta ve fazla kişi hayatını kaybetmektedir. Hayatını kaybeden hastaların önemli bir kısmı ya ciddi sağlı sorunu olan kronik hastalar, ya da ileri yaştaki düşkün kişilerdir. Bu nedenle grip çok ciddi bir neden olan virüs çok sık aralıklarla form değiştirdiği için yaygın salgınlara neden olur. Daha seyrek aralıklarla ise virüsün yapısında büyük değişimler meydana gelir ve tüm dünyayı etkileyen salgınlar genelde vücut sıcaklığında yükselme yani ateş ile başlar. Yüzde kızarıklık ve halsizlik tabloya eşlik eder. Bazı kişilerde başdönmesi, bulantı ve kusma görülebilir. Ateş genelde 2-3 gün devam ederken nadiren 5 güne kadar uzayabilir. Ateşten sonra genel vücut bulguları ortaya çıkar ve solunum sistemi yakınmaları artar. En önemli bulgulardan birisi kuru öksürüktür. Bununla birlikte boğaz ağrısı, boğazda kızarıklık, soğuk algınlığı belirtileri, yaygın ks ve eklem ağrıları sık virüsü solunum sistemi içinde burun, boğaz, soluk borusu hatta akciğerlere bile yerleşebilir ve zaatürreye neden olabilir. Soğuk algınlığına neden olan virüslerden farklı olarak solunum sistemini döşeyen epitel tabakasına zarar vererek bakterilerin de olaya karışmasına neden dışındaki belirtiler genelde 1 hafta içinde kendiliğinden kaybolurken öksürük birkaçhafta daha devam yolları Her iki hastalık da damlacık enfeksiyonu şeklinde havadan bulaşır. Virüsü taşıyan kişi hapşırdığında milyonlarca virus havaya karışır ve kişinin göz, burun ve ağızından girerek enfeksiyona neden olur. Virüsu alan kişi bundan sonraki ilk 2 gün civarında en fazla bulaştırıcılığa sahiptir. Yani belirtilerin ilk görüldüğü dönem bulaşıcılığın da en fazla olduğu yandan eller de bulaşmada rol oynayabilir. Hasta olan bir kişi eli ile burnunu sildikten sonra örneğin bir başkası ile el sıkıştığında ve elini sıktığı kişi daha sonra gözünü kaşıdığında hastalığı ve soğuk algınlığı arasındaki farklar nelerdir? Bu iki hastalığın ayrımını yapmak her zaman kolay değildir ancak kural olmamakla birlikte bazı farklılıklar yardımcı olabilir. Soğuk algınlığı genelde burunu etkilerken grip tüm vücudu etkilerGribin belirtileriKas ağrısıKuru öksürükBurun tıkanıklığı, soluk almada güçlükBurun akıntısıAteşTitremeŞiddetli olabilen baş ağrısıİştahsızlıkHalsizlikYorgunlukSoğuk algınlığının belirtileriBurun akıntısıHapşırmaÖksürükHafif başağrısıHafif ateşGözlerde sulanmaKulak ağrısıHer iki hastalık da kopmlikasyonlara neden olabilirken zaatürre gibi ciddi durumlar soğuk algınlığında ile soğuk algınlığı arasındaki temel farklardan birisi de gribin aşı ile önlenebilir bir hastalık grip ve grip aşısıHamilelik tek başına gribe yakalanmak için bir risk oluşturmaz. Ancak hamile bir kadın gribe yakalandığında komplikasyon görülme şansı çok daha artmaktadır. Aynı yaş grubundan kadınlar karşılaştırıldığında hamile olanların grip nedeni ile hastaneye yatırılarak tedavi edilme oranlarının hamile olmayanlara göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Hamilelik kişinin bağışıklık siteminin yanı sıra dolaşım ve solunum sisteminde de değişikliklere neden olarak komplikasyonlar açısından daha yüksek risk altında olmalarına yol yandan hamileliğin son dönemlerinde gribe yakalanan bir anne adayının doğum sonrası hastalığını bebeğine geçirme şansı aşısı canlı virüs içermeyen ve hamilelikte kullanılabilen güvenli bir aşıdır. Amerikan jinekolog ve Obstetrisyenler birliği ACOG 2000 yılıaralık ayında yayınladığı görüşünde salgın mevsiminde hamileliğinin ikinci ya da üçün trimesterinda olan kadınlara grip aşısı olmaları aynı bildiride şeker hastalığı, astım, hipertansiyon gibi yüksek risk durumlarının varlığında gebelik yaşına bakılmaksızın grip aşısı yapılması önerilmektedir. Bu gibi yüksek risk faktörleri olmayan kadınlarda ise aşının ilk trimester sonunda yapılması birlikte aşı sonrası annede gelişen antikorlar bir miktar bebeğe de geçerek yaşamının ilk aylarında onu da gribe karşı mevsimi genelde Kasım-Nisan aylarını kapsar. Hastalık en fazla Aralık ile Mart başına kadar olan dönemde görülür. Salgın başladığında genelde ilk 3 hafta en etkili olduğu dönemdir hastalanan kişi sayısı sonraki 3-4 haftada giderek azalır. Aşı için en ideal dönem Ekim ayı ile Kasım ayı ortasına kadar olan zaman aralığıdır. Aşı sonrası antikor üretilmesi ve koruyuculuğun başlaması için 1-2 haftaya gerek vardır. Grip aşısının koruyuculuğu %70-90 arasında aşısı gebelikte ve emzirme döneminde güvenli olarak kabul aşısının olası yan etkileri şunlardırEnjeksiyon alanında lokal hassasiyet ve şişlik %10-64 olgudaHafif ateş ve halsizlikNadiren alerjik reakisyonGrip aşısı gribe neden olmaz. Aşı sonrası ilk 2 hafta içinde görülen üst solunum yolları enfeksiyonları tamamen tesadüfüdir ve aşı ile bir ilgisi yandan aşı hazırlanırken yumurta kullanıldığı için yumurta alerjisi olanlarda grip aşısı kontraendikedir ve yapılmamalıdırTedavi Ne yazik ki her iki hastalık için de etkili bir tedavi yoktur. Hiçbir ilaç ya da uygulama hastalığın süresini kısaltmaz. Eskiler soğuk algınlığı ilaç ile 7 günde ilaçsı 1 haftada geçer derler. Ancak yakınmaların daha hafif ve daha az rahatsızlık verecek şekilde atlatılmasına yardımcı olabilecek destek tedavileri Birleşik Devletlerinde Influenza virüsüne karşı ilaçlar bulunmaktadır. Ancak bu ilaçların etkili olabilmesi için hastalık belirtileri başladıktan sonraki ilk 48 saat içinde alınması gereklidir. Hamilelikte C kategorisine giren bu ilaçlar ancak anne adayı ciddi risk altındaysa ya da soğuk algınlığı sırasında destekleyici tedavi ve yapılması gerekenler şunlardırHer iki hastalık da virüslerin neden olduğu hastalıklardır. Antibiyotikler virüsler üzerinde etkili değildir bu nedenle ikincil bir bakteriyel enfeksiyon olmadığı sürece antibiyotik çok hastalığa yakalanmamak daha önemlidir. Bu nedenle salgın dönemlerinde kapalı yerlerde fazla uzun kalmamak ve elleri sık sık yıkamak koruyucu iyi ve en etkili destek tedavisi istirahattir. Eğer mümkünse yatak istirahati başınızı yukarıda tutmak 2 yada daha fazla sayıda yastık ile yatmak geniz akıntısının vereceği rahatsızlığı ortamın yeteri kadar sıcak olmasına ve iyi havalandırılmasına dikkat kuruması engellenmeli, nemli olması kadar sıvı alımı son derece dönemlerinde beslenmeye dikkat etmeli, iştahsızlık varsa enerji ihtiyacını gidermek için karbonhidrattan zengin diet ağrısını gidermek için pastil tıkanıklığı için tuzlu su ya da okyanus suyu vb. ve ateşi gidermek için parasetamol düzeldiğinde hemen normal aktiviteye dönülmemeli, tam bir iyileşme için bir süre daha dinlenmeye devam durumlarda mutlaka doktorunuza başvurmalısınızYüksek risk grubundaysanızAteşiniz derecenin üzerine çıkarsa ve birkaç gün içinde düşmezseSoluk alıp vermede güçlük olursaGöğüs ağrısı ortaya çıkarsaŞiddetli kulak ağısı, kulaktan akıntı ve kanama olursaDöküntü ve kızarıklık ortaya çıkarsaEnse sertliği ortaya çıkarsaBirkaç gün içinde düzelemediğinizi ve ciddi derecede hasta olduğunuzu düşünüyorsanızKAYNAKLARMunoz FM. A step ahead. Infant protection through maternal immunization. Pediatr Clin North Am – 01-Apr-2000; 472 449-63Munoz FM. Vaccines in pregnancy. Infect Dis Clin North Am – 01-Mar-2001; 151 253-71Prevention and Control of Influenza – Recommendations of the Advisory Committee on Immunization Practices MMWR April 12, 2002 / 51RR03;1-31The American College of Obstetricians and Gynecologists Committee Opinion No. 246, December 2000 Dr. Kağan Kocatepe'nin youtube kanalında hazırladığı video içeriğinin transkripsiyonu video sayfanın en aşağılarında Özellikle kış aylarına yavaş yavaş girmeye başladığımız şu dönemlerde anne adaylarının en çok yakındığı şeylerden bir tanesi de tabii ki soğuk algınlığı ve buna bağlı belirtiler. Soğuk algınlığı deyince hepimizin aklına grip geliyor ama grip aslında çok basit bir enfeksiyon değildir, genelde kas ağrıları ile ve yüksek ateşle seyreder. Genelde geçirdiğimiz şeyler üst solunum yolu enfeksiyonu veya basit nezle gibi şeyler. Çoğunlukla bunlar viral olduğu için genel önlemler dışında, yani istirahate dikkat etmek, C vitaminli gıdalardan fazlasıyla almak ve bol sıvı tüketmek dışında bir şey yapılmasına gerek yok. Ender durumlarda eğer ateş çok yüksekse beraberinde balgam, öksürük veya uzun süren bir ateş gibi durum söz konusuysa doktor önerisi ile antibiyotik kullanılabilir. Ama çoğu zaman genelde bunlar kendi kendine geçiyor. Peki bebeğe bir zarar verir mi? Eğer çok yüksek ateş ve uzun süre boyunca tedavi edilmemiş bir enfeksiyon söz konusuysa zarar verme ihtimali gündeme gelir. Ama bu durumlarda bile çoğu zaman zarar vermez. Genel olarak söylemek gerekirse, bunlar lokalize enfeksiyonlardır, çoğu zaman kana geçmez ve bebeğe bir zarar verme ihtimali son derece düşüktür. Bazen enfeksiyonun kanda olup olmadığını araştırmak için CRP adını verdiğimiz bir ölçüm yaparız ve bazen de kan sayımında akyuvar yani lökosit sayısına bakarız. Bunlara göre bazen antibiyotik tedavisi veririz ama genel olarak söylemek gerekirse bu enfeksiyonların bebeğe zarar verme ihtimali son derece düşüktür. Video Hamilelikte grip ve soğuk algınlığı nasıl tedavi edilir ve bebeğe zarar verir mi? İLGİLİ KONULAR Hamilelikte Tehlike Belirtileri Riskli Gebelik Nedir? Gebelikte Kanama Ektopik Gebelik Dış Gebelik Hiperemezis aşırı bulantı-kusma Gebelikte Hipertansiyon ve Preeklampsi İleri Yaşlarda Hamilelik ve Ortaya Çıkabilen Sorunlar Erken prematüre doğum riski ve erken doğum Obezite Şişmanlık ve Aşırı Kilo İle Hamilelik Bebeğin doğum kilosu ve boyu ile ilgili durumlar iri veya ufak bebek Miyad Geçmesi ve Doğumun Gecikmesi Hamilelikte Sigara Kullanımı Gebelikte Enfeksiyonlar Gebelik ve allerji Gebelik ve miyomlar Gebelik ve yumurtalık kistleri Kan Uyuşmazlığında Nasıl Bir Yol İzlenmelidir? Adolesan ve Genç Yaşlarda Hamilelik Yaşamak Anne karnındaki bebekte anomaliler ve bunları saptamak için yapılan testler Düşük abortus ve kürtaj Gebelik şekeri gestasyonel diyabet Gebelikte tiroid sorunları hipotiroidi, hipertiroidi

hamilelikte soğuk algınlığı için serum