kadınerkek ilişkisi açısından bakarsak, ucu açık her türlü yoruma müsait durum. iki tarafta da bulunmuş biri olarak, yani hem kesilen taraf hem kesen taraf, halen net bir cevap bulamadım. kesilen taraf oldum gerçekten üzücü, yani sürekli soru işaretleriyle yaşıyor insan. kesen taraf oldum bir sürü haklı nedenlerin var. işte bu yüzden cevabını halen veremediğim Zihninen iyi olduğu, enerjimizin en yüksek olduğu zamanı belirlemek zaman yönetimi için önemli faktör. Zihninizin en iyi çalıştığı zamanda bir şeyler öğrenmeyi en bitkin zamanları da günün sıradan işlerine vakit ayırabilirsiniz. Benjamin Franklin'in 5 Birinsan bir şeyi sürekli ve ısrarla yaparsa artık beynini uyuşur vaziyete sokmaktan geri kalmaz. Bu tür şeyleri sıkça ve aralıksız yapmaya başladığımızda beynimiz artık onlara tepki göstermez, çünkü alışır. Bir müddet sonra boş bakar, boş okur hale geliriz ve yaptığımız şeyden zevk alamaz oluruz. Senşanslı kişilerden birisin. Çünkü düşündüğün kişide seni düşünüyor. Ne yaparsan yap aklından çıkmayan, geceleri seni uyutmayan ve birlikte hayaller kurduğun kişi de seni düşünüyor. Zaten bu duyguyu, bu kadar Bipolarbozukluk, şeker veya kâlb hastalığı gibi tıbbî bir hastalıktır ve kişinin beynini, dolayısıyla da duygudurumunu etkilemektedir. Bu rahatsızlığa sâhip olmak kimsenin suçu veya hatası değildir. Unutulmamalıdır ki “kimse isteyerek hasta olmaz”. Bipolar bozukluğun sebebi kesin olarak bilinmemektedir. Mutlulukve acı bana sorarsanız yanılgı. İnsan çok mutluyken de tutamayacağı sözler veriyor. Arkasından üzüntü, kırgınlıklar, yalnızlıklar gelebiliyor. Kalp kırabiliyor VAZQc. “Erkeği kendine bağlamanın yolları neler Alkan?” diye sordu. Telefonda konuşurken, bu soruyu sormuştu. Kısaca üzerinde düşündüm ve…Sırrı paylaştım. Merak etme aynı sırrı bu makalede seninle de bir kaç gün sonra ikinci danışmanlık seansında bana ne dedi, biliyor musun?“Adama bak ya… Olayları anlattım diye bir anda ilgisi arttı!” beni yanlış anlamasın. Bana güvensin diye bunları anlatmamıştım.” diye devam etti. Bugüne kadar yaptıklarının ne kadar ters teptiğini fark şaşırmaması mümkün mü?Düşünsene… Sevdiğin kişinin mutlu olması için bir tutum sergiliyorsun. Fakat sonunda anlıyorsun ki, amaçladığın sonuca hiçbir şekilde davranış ters sana bir çok insanın yaşadığı durumdan bahsedeceğim. Bu yazı bazı insanları şaşırtacak 🙂Anlatacağım durumu ben de zamanında yaşadım. Çevremdeki insanların bir çoğu aynı hataya sen de bu hatayı yapıyorsun. dur, seni biraz daha meraklandırayımSen sonucun olumlu olacağını hayal ediyorsun. Ancak bu hata başına tahmin etmeyeceğin durumlar başta partnerin karşısında çekiciliğin karşı ilgisi “Benimle neden ilgilenmiyor?” diye bambaşka anlamsız sebepler arıyorsun. Ancak yaptığın bilinçsiz hatanın kesinlikle farkında zaman derken çok çok insan hayatları boyunca bu hatanın farkında adım gibi eminim! Sadece yazdıklarımı okuyan insanlar bu zehirleyici yaklaşımın farkına varacaklar. Her biri bundan bu kadar merak yeter 😉Hazırsan, detaylarına Güvenmemesinden Korkuyor musun?Söyleyeceklerim ilişkinin her aşaması için geçerli. Yani yeni tanışıyor da olabilirsiniz. Ya da uzun yıllardır evli önce sevdiğin insanın sana “güvenmeme korkusundan” “Böyle terimleri nereden uyduruyorsun Alkan?” diyebilirsin. Demek istediğim şu Sağlıklı bir ilişkinin en önemli temellerinden biri güven. Buna katılıyorsun öyle değil mi?Yani iki taraf da birbirine ya da fiziksel beğeni olacak. Ama ilişkiyi sürdürebilmek için iki kişi birbirine katılıyor musun?Sanırım ilişki yolunda ilerlediğinde, partnerine güvenip güvenemeyeceğini görmek istersin. Tabii bencil varlıklar olduğumuz için her zaman kendi açımızdan düşünüyoruz.“Acaba güvenilir bir insan mı?”“Ona ne kadar güvenebilirim?“Gibi sorular soruyoruz. Bunları yaparken bir de diğer taraftan bakmak gerek. Aynı soruları karşındaki insan da güvenilir olduğunu göstermek için bazı davranışlarda bulunuyorsun. Belki bilinçsizce yapıyorsun ama yapıyorsun. Bu tutumlardan bir tanesini şimdi seninle paylaşacağım.“Hayatımda Bir Tek Sen Varsın!” SendromuÖncelikle seni ve beni tebrik ediyorum. Topluma yeni bir terim daha “Hayatımda Bir Tek Sen Varsın” Sendromu kısaca HBTSV SendromuNe demek istediğimi anlatmak için bir hikayeden bahsedeceğim. Kendi hikayelerimden bir tanesi…Bundan 4-5 sene önce bir ilişkiye başlamıştım. Gerçekten inanılmaz hoşlandığım ve sevdiğim bir ömür boyu sürmesini gerçekten gönülden istiyordum. Böyle olması için de elimden geleni yapmaya yeni başladığımız için bazı temelleri doğru atmak istiyordum. Güven gibi temelleri…Şunu söyleyeyim O zamanlar hayatımda karşı cinsten çok arkadaşım vardı. Bazılarıyla aram iyiydi, bazılarıyla zaman zaman sevdiğim kadının da kıskanç olduğunu az çok beni yanlış anlaması, en büyük çekincelerimden biriydi. Bu yüzden kız arkadaşlarımdan bahsederken her zaman temkinli davranırdım. Onlarla alakalı hikayeleri yarım yamalak anlatmazdım itiraf ediyorum Yanlış anlayacağından çekiniyordum. Bir kız arkadaşımla buluştuğumda erkek ismi gizli bir şeyler çevirdiğim için yapmıyordum. Yanlış anlama. Sadece onun yanlış anlamasından korktuğum için söylemiyordum. Ya da sadık bir adam olduğumu göstermek için bu davranışı aklına şüphe düşmesin diye… Bana %100 güvensin diye de benzer bir tutum gösterdin mi hiç?Geçmişinde ya da bugününde…O rahatsız olmasın diye…Yanlış anlamasın diye…Gönlü rahat olsun diye…SANA GÜVENSİN diye… … Seninle ilgilenen başka bir erkek yokmuş gibi davrandın mı? Yapılan İlk Hata Burada BaşlıyorDaha sonra Pre-Selection teorisini anlatınca, konu aklında daha net oturacak. Ama başlıkta okuduğun gibi… İlk hata burada seninle ilgilenen başka bir insanın olmaması şüphe uyandırır.“Nasıl olabilir ki? Büyük şehirde yaşıyoruz. Hiç kimseyle görüşmüyor olamaz.” diye düşünmeye sonra ondan bir şeyler sakladığını düşünür. Güven kurayım derken, şüphe bakma…Teknoloji buralara kadar gelmiş. Etrafında partner adayının olmaması inandırıcı değil! Mümkünatı neden etrafında seninle ilgilenen hiç kimse yokmuş gibi davranıyorsun? Ben buradan uyarayım… Bu davranışı bir çok danışanımda gördüm. Büyük ihtimalle sen de ilişkinin başlarında yaptın. Ya da şu anda yeni görüştüğün biri var. Aynı hissiyatı ona da yaşatıyorsun.“Alkan, bunun kötü tarafı ne? Anlamadım.” diyenler için… Makalenin devamını mutlaka okumanı öneririm. Erkeği kendine bağlamanın yolları diyoruz ya, işte bu sebepten yapılmaması gereken çok kritik bir hata! Birazdan daha net Teorisinin Erkeklerdeki EtkisiErkeklere eğitim verdiğim zamanlarda anlattığım bir teori diye geçiyor. Bu teoriyi destekleyen bir çok bilimsel araştırma var. Kısacası şöyle anlatayımBaşka kadınlar tarafından tercih edilen bir erkek, her zaman ilgi görür. İster kılıksız, ister tipsiz ister başka bir şey olsun…Onu tercih eden kadınlar varsa, diğer kadınların da ilgisini erkeklere bunu anlattığımda, arkadaki mantık şuydu“Hayatında başka kadınlar varsa, hoşlandığın kadının ilgisini çekmek daha kolay olacak. Bu, kadınlar tarafından tercih edilen erkek imajı verir. Ancak bunu abartmamak gerek. Oyuncu ya da kadınların kalbiyle oynayan erkek imajından bahsetmiyorum. Tercih edilen erkek imajından bahsediyorum.”Olay tamamen bilinçaltında geçen bir süreç. Belki bunu sana direkt olarak anlatıyor olsam, “Hayır Alkan. Öyle şey yok!” şöyle düşün Hiçbir kadının ilgilenmediği, birlikte olmak istemediği bir erkek mi dikkatini çeker? Yoksa kadınların ilgilendiği, ilgisi için savaştıkları bir erkek mi dikkatini çeker?Çok basit ya… Gözünde şöyle canlandır Bir gece mekanında bulunduğunu kız arkadaşıyla eğlenen, gülen, mutlu olan bir adamı yan masada da tek başına duran bir adam düşün. Belki yanında bir tane erkek arkadaşı daha var. İkisi de sıkılmış, birbiriyle konuşmuyorlar ve etraftaki insanları gözlemliyorlar. Hangisi ilk önce dikkatini çeker?İşte Pre-Selection Ön Seçilim dediğimiz olay yöntemi falan değil. Yanlış anlama!Bu teori sadece “tercih edilen insan” olduğun anlamına gelir. Erkeklere anlatırken, “Hayatındaki diğer kadınları onun gözüne sok” diye anlatmıyordum tabii sohbet aralarında hikaye anlatırken, dişi isimler vermeleri bile yeterli. Neyse neyse…Bu durumun aynısı kadınlarda da geçerli mi?Açıkçası yazmadan önce çok düşündüm. Genelde erkeklere anlattığım için, tam tersinin geçerli olup olmayacağını tam olarak danışanlarımı düşününce, geçerli olduğu kanaatine vardım 🙂Erkeklere anlatırken, yeni tanıştıkları kadınların ilgisini çekmek amaçlı kadınlardaki etkisi Ön Seçilim Teorisinin Kadınlardaki EtkisiÖncelikle konuyu biraz özetlemek ilgilenen başka hiçbir erkek yokmuş gibi davranmayı çok büyük bir yalan!Sırf bilsin diye kıskandırmak için konuşmaktan da bahsetmiyorum. Bunun da yan etkileri tutman gereken tek kural şuBaşka erkeklerin seninle ilgilendiğinin farkındaysa, sana karşı ilgisi inanılmaz artar!AMA!Kimse seninle ilgilenmiyormuş gibi davranırsan, yakın zamanda kötü bir adama dönüşeceğini derken İlgisiz…Gözü dışarıda…Ters davranan bir adama yine açık konuşmam gerekiyor Böyle bir senaryoda o adam dönüşmedi. Dönüşmesinin başlıca sebeplerinden biri, edilen bir kadın, her erkeğin gözünde çekicidir!Tercih ediliyor olmak, sadece bekarken olacak bir şey değil. İlişkide de olsan, evli de olsan her zaman başka erkekler tarafından tercih ters bir kadın imajı vermediğin müddetçe başka erkekler zaten karşılık vermen gerekmiyor. Fakat “Sevgilim rahatsız olur.” diye de etrafındaki erkek arkadaşlarınla görüşmeleri kısıtlaman büyük bir düzeni tekrar ediyorum Başka erkekler tarafından tercih ediliyorsan, sevgilinin gözündeki değerin binlerce kat artacaktır.“Ah Alkan’cım. Bu erkekler ne biçim varlıklar. Sadece ona ait olduğumu gösteriyorum işte, bunun neresi kötü? Neden bu şekilde kabullenemiyorlar? Neden değerim düşüyor?” diyen mutsuz ve isyankar kadınları duyar bak sadece duygusal açıdan bakamazsın. Milyonlarca yıldır beynimizin en derinlerine kodlanmış iç güdüsel davranışlar da var!Bunlara isyan edip, böyle olmadığına kendini inandırmaya çalışırsan zaten ilişki dinamiklerini anlama ihtimalin %0’ın sadece uyarmış Kendine Bağlamak için Ne Yapacaksın?Şimdi ne dedik?İlgilenen kimse yokmuş gibi davranma. Bu güven kurmaz. Tam tersi, adamı teorisini aklında bulundurarak senin için savaşmasını sağla. Of… Hiç abartmıyorum. Senin için savaşacak.“Ama nasıl uygulamaya dökeceğim?” dediğini duyuyorum. İşin uygulama kısmında taktik yapar gibi “Şunu söyle, böyle yap.” demeyeceğim. Bazı örnekler vereceğim ve sen kendi durumuna uyarlaman gerekecek. Amacım, burada anlattıklarımı içselleştirmen. Sadece okuyup, teorik olarak aklında kalması değil. Bu yüzden mutlaka anlattıklarım üzerinde düşün. Kendi hayatına nasıl uyduğuna – Kendi Örneklerini BulEvet… Olayı kavrayabilmek için kendi hayatına bak. En kötü ihtimalle hayatındaki örnekleri incele. Belki bir arkadaşının ya da tanıdığının hikayesi bile olabilir. Kağıt ve kalemini alıp, aşağıdaki sorulara cevap vererek başlaKarşındaki insanın güvenmesi için, bazı hikayeleri değiştirerek ya da üstünü kapatarak anlattığın oldu mu? Bu soruya kendi hayatından örnek bulamıyorsan, arkadaşlarının deneyimine bakBunu yaptığında, kendini nasıl hissettin? Neler düşündün?Varsayalım ki, karşındaki insan senden inanılmaz derecelerde hoşlanıyor. Seninle güzel bir ilişki yaşamak için elinden geleni yapmaya hazır. Ancak onunla iletişimi kesme ihtimalinden korkuyor. Neden? İş yerinde ona ilgi gösteren kadından dolayı… Onun hiçbir şekilde ilgilenmediği kadın! Bu yüzden anlatmıyor. Sen o kadın hakkında bir şey sorduğunda, üstü kapalı cevap veriyor. Kendini bu durumda nasıl hissedersin?Bu üç soru, farkındalık yaşaman için yeterli olacak. Buradan sadece iki ders erkeklerin seninle ilgilenmesi iyi bir şey. Sevgilini rahatlık alanından çıkarır. Senin için savaşması gerektiğini insana kendini beğendirmek için olduğundan farklı davranma. Eğer kendin beğenmediğin bir yönün varsa, evet… Değiştir. Ama sırf o senden uzaklaşacak diye bazı şeylerin üstünü kapatıyorsan, yanlış kadar. Makalenin sonunda daha pratik bir egzersiz vereceğim. Ona geçmeden önce lütfen kağıt ve kalemini çıkar. Yukarıdaki egzersizi tamamla, olur mu?Ön Seçilim Teorisini Aşk Hayatında Nasıl Kullanabilirsin?Başka erkekler tarafından da tercih edilen bir kadın olduğunu bildiğinde şunlar olacaktırSana karşı ilgisi gözündeki değerin geller bağlanacak.“Bu kadın zaten benim” diyerek rahatlığa düşmeyecek. Senin için savaşacak.“Git geller yapmayacak” seçeneği üzerinde biraz durmak istiyorum. Neden git geller yapmayacak biliyor musun?Çünkü o da bilecek ki seni yalnız bırakırsa diğer adamlar dikkatini çekmek için ellerinden geleni yapacaklar. Aslında burada geri vites erkek modelinden bahsediyorum. Hani bazı erkekler var ya, 1 gün “Seni seviyorum” diyerek gelirler, arkadasından 3-4 gün kaybolurlar. Karşındaki adam buna eğilim gösteriyorsa, söylediklerimi uygula. O davranışını göstermeyi bırakacak. Bu kadar arada yanlış anlama. Sadık bir insan imajı vermemekten bahsetmiyorum. Burada anlattığım etkinin sadakat ile yakından uzaktan alakası yok. Tamamen hayvansal ve iç güdüsel bir etki yaratıyorsun aslında! Diğer erkeklerle kendini karşılaştırıyor. Yenilmek istemediğinden için bu duyguları diğer adamlara ilgi gösteriyorsun diye değil!Erkekler buna karşı koyamazlar. En umursamadığı kadının başka bir adam tarafından ilgi gördüğünü duyduğunda bile, o kadının üstüne düşer.NOT Burada verdiğim sır, insanın psikolojisinin en derinlerinde işliyor. Lütfen kötüye kullanma.Bu Davranışı Gösteren Erkeklere Dikkat!Şu noktada bir uyarı yapayım Bazı erkekler, böyle durumlarda kadını suçlama eğilimi gösterebilir. “Sen onlara yüz vermezsen, onlar sana ilgi göstermeye cesaret edemez.” diye de hiçbir şey yapmadığın halde!Bu senin için büyük bir işaret olsun! Kendi duygularıyla başa çıkamayan bir insan, karşısındaki kişiyi suçlar. Açık ve net. Adam ne yapacağını bilemediği için sana yüklenmeye başlar. Bu sağlıklı bir psikoloji açısından hiç iyi kendini geliştirmiş bir insan, kıskançlık durumda bunu sevgilisiyle konuşmayı tercih eder. Tartışma çıkarmaz. Suçlama yöntemiyle iletişimi olduğunu söyler fakat partnerini hatalı olarak Eğer rahatsız olduğunu söyleyip, seni ve hayatını şekillendirmeye yönelik bazı girişimlerde bulunuyorsa, seni sen olduğun için beğenmiyor. Bu sadece seni kafasındaki kadının karakterine sokmak istediği anlamına gelir. Zaten karşında seni değiştirmeye çalışan bir insan varsa, o ilişkiden bir an önce uzaklaşmanı tavsiye konu bambaşka yerlere yöntemini kim kullanıyorsa kullansın, problem, karşıdaki insanla alakalı değil, KENDİSİYLE söylediğime yürekten inanıyorum. Suçlamak ayrı, problemi çözmek apayrı.“Kıskançlık, kendini karşılaştırmanın korkusudur.” – Max FischEgzersiz – Ön Seçilim Teorisini PratikleştirDaha önce erkeklere verdiğim tavsiyeyi hatırlıyor musun? “Sohbet arasında hikaye anlatırken başka kadınların ismini vermen yeterli.” Aynısı senin için de geçerli!“Bu hafta iş yerine Ali diye bir çocuk geldi. Başta sinir oldum çünkü sürekli espri yapıyor, millet de gülüyor. Esprileri hiç komik gelmiyordu ama bugün bir şey anlattı. Bayıldım. Baya güldük.” Ali adında onun kadınını güldürebilen bir adam ortaya çıktığında, of of of… Ondaki alarmlar direkt ötmeye başlayacak! Bu sadece basit bir başlayarak başka örnekler üretmeni rica ediyorum. Aşağıdaki adımları takip etmen yeterliSosyal çevrene bakarak, aklına gelen erkeklerin ismini ya kağıda ya da aklına not et. Her bir erkekle aklına gelen bir hikayeyi düşün. Komik, agresif, eğlenceli, üzücü… Hiç fark etmez. Sadece her bir isimle alakalı hikaye düşünmeni istiyorum. Uydurma. Gerçekte yaşanmış bir anıyı dahaki sefere “Nasılsın? Günün nasıl geçti?” diye sohbet açtığında, not aldığın ilk hikayeyi anlat. Hikayedeki adamın ismini kadar basit. Ön-seçilim teorisini, erkeği kendine bağlamak için bu şekilde seçilim teorisini ilk defa bu blogda açıkladım. Bazı açılardan küpe bu teoriyi ömrün boyunca aklında tutarsan, hayatında seninle sıkılmadan ilgilenen bir erkek olacaktır. Sana bağlanmış bir erkekten alakalı soruların olabilir. Çünkü gerçekten eleştiriye açık bir konu olduğunu yüzden aklına yerleştirdiğim soruların hepsini aşağıdaki yorum kısmında benimle paylaşmanı okuyucular için de açıklık getirmesi açısından hepsine cevap vereceğim. En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi'nin her alanında mutlu olmak istiyor musun? ; O halde beni Instagram üzerinden takip et alkanztrk Oluşturulma Tarihi Mart 02, 2020 1023Sosyal medya, bize uygun reklamları gösterebilmek için konuşmalarımızı dinliyor mu? Yoksa biz mi biraz paranoyaklaştık? ESET Güvenlik Uzmanı Jake Moore’in yaptığı bir Twitter anketine göre, katılanların yüzde 80’i telefonların kullanıcılarını dinlediğini düşünüyor. Jake Moore, durumu test etmeye karar telefonlarımızın bizi hedeflenen reklam bombardımanına tutmak için günlük konuşmalarımızı dinliyor olabileceği konusunda bir şeyler duymuşuzdur. Peki, bu söylentide doğruluk payı var mı? Siber Güvenlik Kuruluşu ESET’in İngiltere’deki güvenlik uzmanlarından Jake Moore, önce Twitter kullanıcılarının bu konu hakkında ne düşündüğünü öğrenmeye karar verdi ve 234 kişinin katıldığı bir anket yaptı. Ankete katılanların %80’i telefonların kullanıcılarını dinlediği yönünde oy kullandı. Dinleniyor olsak ne olurdu?Anketin ardından Jake Moore, “Şimdi bir durup düşünelim Dinleniyor olsak ne olurdu?“ diyerek şu saptamayı yaptı “Her şeyden önce bunun patlamaya hazır, dev bir skandal olduğu fikrini bir kenara koymamız gerekir. Böyle bir şey duyulursa gerçekten de söz konusu hizmetlerin batmasına ve bir daha asla ortaya çıkamamasına neden olacak inanılmaz davalar gündeme gelir.“ Diyelim ki dinleniyoruz, kaç megabaytlık ses dosyasına ihtiyaç var?ESET Güvenlik Uzmanı, sonraki aşamada konuşmaları dinlemek ve kaydetmek için gereken veri büyüklüğünü sorguladı “Şimdi konuşmalarımızı dinlemek için gereken veri hacmini tartışalım. Ses kaydederken genel konuşma, saatte 115 megabayt civarında veri tüketir. Sıradan bir günde ortalama 15 saat uyanık olduğumuzu düşünelim. Bütün gün konuşmadığımız için bu değerin yalnızca çeyreğini alalım. Bu durumda kişi başına günde 430 megabaytlık ses dosyalarından bahsediyoruz. Instagram’da 800 milyon kullanıcı var, yani Instagram’ın hepimizin konuşmalarını kaydetmesi için günde 344 petabayt 1015 bayt veri depoluyor olması gerekir. Bunu daha anlaşılır hale getirelim Bugünkü tempomuzda, tüm dünyada bir gün içinde oluşturulan veri miktarı 2 bin 500 petabayt 1018 byt. Sosyal medya platformları, sıkıştırılmış halde bile olsa bu miktarda veriyi gerçekten işleyebilir mi? Gerçekçi bir pencereden bakıldığında, sosyal medyanın bırakın veriyi inceleyip kullanmayı, her gün bu miktarda veri akışını idare etmesi bile mümkün görünmüyor.“ Başka verilerden profil oluşturmak daha kolayBireylerin verilerini başka yollarla analiz etmek ve çevrimiçi ortamda halihazırda bulunabilen verilerle profil oluşturmak çok daha kolay. Girdiğiniz doğum tarihinizden yaşınız; cinsiyetiniz; ilgi alanlarınızı belirlemek için bir fotoğraf analizi; gönderilerinizdeki açıklamalar, hashtag’leriniz ve beğenileriniz; profil oluşturmaya yardımcı oluyor. Bunun ardından algoritmalar ilişki durumunuz, çalışma durumunuz, çocuğunuz, evcil hayvanınız veya arabanız olup olmadığı; giyim tarzınız, hobileriniz, geleceğe dönük ilgi alanlarınız gibi neredeyse sonsuz bir liste ortaya koyabiliyor. Hatta siz daha ne alacağınızı düşünmeden, bir sonraki satın alacağınız şeyin ne olacağıyla ilgili destekli bir tahmin bile yürütebiliyor. Ama tüm bunlara karşın ESET Güvenlik Uzmanı Jake Moore, yine de telefonumuzun bizi dinlediği teorisini test etmeye karar verdi Test Bölüm 1“Bazı ilginç reklamları çekebilmek ve bunu ciddi bir test haline getirmek için telefonumun mikrofonunu 2 hafta boyunca açık bıraktım ve daha önce konuşmadığım 3 rastgele hem de benimle ilgisiz konuyla ilgili net konuşmalar yaptımArtık vegan olduğumdan, topuklu ayakkabı almak istediğimden ve arka bahçeme yüzme havuzu yaptırmayı düşündüğümden bahsettim. Instragram’da ise şunlarla ilgili reklamlar gördüm Kayak gözlükleri, su geçirmez ayakkabılar, elektrikli kaykay, öksürük ilacı, VW arabalar. Konuştuğum şeylerin reklamları çıkmadıVegan yiyecekler, topuklu ayakkabılar veya arka bahçeme yüzme havuzu yaptırma konusunda hiçbir şey görmedim ve bu beni hayal kırıklığına uğrattı. Yani konuştuğum hiçbir şey reklamlarımda yoktu ama yine de gördüğüm reklamlar ilgi alanımdaydı. Yukarıda söz ettiğim ürünlerle ilgilendiğimi ve bir gün bunları almamın olası olduğunu tahmin etmek için fazla zeki olmaya gerek yok. Instagram hesabıma baktığınızda rahatlıkla 30’larının sonunda, evli, aile babası, açık alanlara düşkün ve özellikle ekstrem sporlara ilgi duyan biri olduğumu görebilirsiniz. Test Bölüm 2Daha sonra Instragram’da telefonumun mikrofonunu 2 haftalığına kapattım ve şu reklamları gördüm Kayak seyahat çantaları, Morrisons süpermarket peynir çeşitleri, Nike ayakkabı, Cadbury seyahat çantaları, ilgi alanlarım nedeniyle; süpermarket peynir çeşitleri ve Cadbury çikolata ise muhtemelen bu testin Noel’den iki hafta önce yapılmasıyla ilgili. Nike reklamıysa ilginç; çünkü son zamanlarda internetten Nike ayakkabı bakıyordum. Dolayısıyla bu verilerin, Facebook oturumum açıkken Nike ayakkabı sayfalarını incelediğim farklı cihazlardan toplandığını düşünüyorum. Şirketler hakkımızda çok şey biliyorKesin olarak bilincinde olduğumuz bir şey varsa o da bu şirketlerin hakkımızda çok fazla şey bildiği. Kullandıkları algoritmalar, işletmelerine güç katıyor ve onları kârlı hale getiriyor. Algoritmalar bizi bir araya getirmek için çalışmıyor, yalnızca para kazandırmak ve mikro hedeflemeli reklamcılıkla yeni hedefler bulmak için varlar. Kimin elinde hangi veriler var?Benim aklımdaki en büyük soru şu Sosyal medya devleri; WhatsApp, Facebook Messenger ve Instagram Direct Messages mesajlaşma uygulamalarında yazdıklarımızı okuyabiliyor mu? Tüm bunların sahibi Facebook olduğuna göre şu soru da sorulabilir Bu hizmetler üzerinden iletilen mesajlar üçüncü tarafların görmemesi için şifrelenmiş olsa da hizmet operatörleri, kullanıcılarının reklam hedeflemesini geliştirmek için mesaj içeriklerini okuyabiliyor mi? Durum her ne olursa olsun bu şirketlerin bağımsız, benzersiz ve karışık algoritmaları etkileyici ve kimse bunların nasıl çalıştığı veya hakkımızda neler bildiği konusunda tam bilgi sahibi değil. Bildiğimiz tek şey, tonlarca alakalı, kilit önem taşıyan kişisel veriyi yakaladıkları ve bunun onlar için milyonlarca dolar değerinde olduğu. Unutmayın Tüm bu ürünleri ücretsiz alıyorsanız, ürün sizsinizdir.“ Günümüzde çoğu kullanıcı, telefonlarının kendilerine hedefli reklam bombardımanına tutmak için günlük konuşmalarını dinliyor olabileceği konusunda bir şeyler duyuyor. Peki, bu söylentide doğruluk payı var mı? Siber güvenlik kuruluşu Eset’in İngiltere’deki güvenlik uzmanlarından Jake Moore, önce Twitter kullanıcılarının bu konu hakkında ne düşündüğünü öğrenmeye karar verdi ve 234 kişinin katıldığı bir anket yaptı. Ankete katılanların yüzde 80’i telefonların kullanıcılarını dinlediği yönünde oy kullandı. DİNLENİYORSAK NELER OLUR? Anketin ardından Jake Moore, “Şimdi bir durup düşünelim Dinleniyor olsak ne olurdu?“ diyerek şu saptamayı yaptı “Her şeyden önce bunun patlamaya hazır, dev bir skandal olduğu fikrini bir kenara koymamız gerekir. Böyle bir şey duyulursa gerçekten de söz konusu hizmetlerin batmasına ve bir daha asla ortaya çıkamamasına neden olacak inanılmaz davalar gündeme gelir.“ BU İŞ, KAÇ MEGABAYTLIK SES DOSYASI İLE YAPILABİLİR? Sonraki aşamada konuşmaları dinlemek ve kaydetmek için gereken veri büyüklüğünü hesaplayan güvenlik uzmanı, şu tespitlerde bulundu “Şimdi konuşmalarımızı dinlemek için gereken veri hacmini tartışalım. Ses kaydederken genel konuşma, saatte 115 megabayt civarında veri tüketir. Sıradan bir günde ortalama 15 saat uyanık olduğumuzu düşünelim. Bütün gün konuşmadığımız için bu değerin yalnızca çeyreğini alalım. Bu durumda kişi başına günde 430 megabaytlık ses dosyalarından bahsediyoruz.” Moore, sosyal medya özelinde ise şunları söyledi “Instagram’da 800 milyon kullanıcı var, yani Instagram’ın hepimizin konuşmalarını kaydetmesi için günde 344 petabayt 1015 bayt veri depoluyor olması gerekir. Bunu daha anlaşılır hale getirelim Bugünkü tempomuzda, tüm dünyada bir gün içinde oluşturulan veri miktarı 2 bin 500 petabayt 1018 byt. Sosyal medya platformları, sıkıştırılmış halde bile olsa bu miktarda veriyi gerçekten işleyebilir mi? Gerçekçi bir pencereden bakıldığında, sosyal medyanın bırakın veriyi inceleyip kullanmayı, her gün bu miktarda veri akışını idare etmesi bile mümkün görünmüyor.“DAHA KOLAYI VAR! Bireylerin verilerini başka yollarla analiz etmenin ve çevrimiçi ortamda halihazırda bulunabilen verilerle profil oluşturmanın çok daha kolay olduğuna dikkat çeken güvenlik uzmanı Moore, “Girdiğiniz doğum tarihinizden yaşınız; cinsiyetiniz; ilgi alanlarınızı belirlemek için bir fotoğraf analizi; gönderilerinizdeki açıklamalar, hashtag’leriniz ve beğenileriniz; profil oluşturmaya yardımcı oluyor. Bunun ardından algoritmalar ilişki durumunuz, çalışma durumunuz, çocuğunuz, evcil hayvanınız veya arabanız olup olmadığı; giyim tarzınız, hobileriniz, geleceğe dönük ilgi alanlarınız gibi neredeyse sonsuz bir liste ortaya koyabiliyor. Hatta siz daha ne alacağınızı düşünmeden, bir sonraki satın alacağınız şeyin ne olacağıyla ilgili destekli bir tahmin bile yürütebiliyor” diye konuştu. Bu tespitlere karşın yine de telefonlarımızın bizi dinlediği teorisini test etmeye karar varan Eset Güvenlik Uzmanı Jake Moore, yine de telefonumuzun bizi dinlediği teorisini test etmeye karar verdi. Moore, bunun için izlediği yollura şu şekilde özetledi TEST 1 KONUŞTUKLARIMIN REKLAMI ÇIKMADI “Bazı ilginç reklamları çekebilmek ve bunu ciddi bir test haline getirmek için telefonumun mikrofonunu 2 hafta boyunca açık bıraktım ve daha önce konuşmadığım 3 rastgele hem de benimle ilgisiz konuyla ilgili net konuşmalar yaptım Artık vegan olduğumdan, topuklu ayakkabı almak istediğimden ve arka bahçeme yüzme havuzu yaptırmayı düşündüğümden bahsettim. Instagram’da ise şunlarla ilgili reklamlar gördüm Kayak gözlükleri, su geçirmez ayakkabılar, elektrikli kaykay, öksürük ilacı, VW arabalar. Vegan yiyecekler, topuklu ayakkabılar veya arka bahçeme yüzme havuzu yaptırma konusunda hiçbir şey görmedim ve bu beni hayal kırıklığına uğrattı. Yani konuştuğum hiçbir şey reklamlarımda yoktu ama yine de gördüğüm reklamlar ilgi alanımdaydı. Yukarıda söz ettiğim ürünlerle ilgilendiğimi ve bir gün bunları almamın olası olduğunu tahmin etmek için fazla zeki olmaya gerek yok. Instagram hesabıma baktığınızda rahatlıkla 30’larının sonunda, evli, aile babası, açık alanlara düşkün ve özellikle ekstrem sporlara ilgi duyan biri olduğumu görebilirsiniz.”TEST 2 ONLAR HAKKIMIZDA DAHA ÇOK ŞEY BİLİYOR “Daha sonra Instragram’da telefonumun mikrofonunu 2 haftalığına kapattım ve şu reklamları gördüm Kayak seyahat çantaları, Morrisons süpermarket peynir çeşitleri, Nike ayakkabı, Cadbury çikolata. Kayak seyahat çantaları, ilgi alanlarım nedeniyle; süpermarket peynir çeşitleri ve Cadbury çikolata ise muhtemelen bu testin Noel’den iki hafta önce yapılmasıyla ilgili. Nike reklamıysa ilginç; çünkü son zamanlarda internetten Nike ayakkabı bakıyordum. Dolayısıyla bu verilerin, Facebook oturumum açıkken Nike ayakkabı sayfalarını incelediğim farklı cihazlardan toplandığını düşünüyorum. Kesin olarak bilincinde olduğumuz bir şey varsa o da bu şirketlerin hakkımızda çok fazla şey bildiği. Kullandıkları algoritmalar, işletmelerine güç katıyor ve onları kârlı hale getiriyor. Algoritmalar bizi bir araya getirmek için çalışmıyor, yalnızca para kazandırmak ve mikro hedeflemeli reklamcılıkla yeni hedefler bulmak için varlar.”'ÜRÜN SİZSİNİZ...' Bu şirketlerin algoritmalarının nasıl çalıştığı vela hakkımızda neler bildikleri konusunda hiç kimsenin tam bir bilgiye sapin olmadığının altını çizen Moore, şunları söyledi “Benim aklımdaki en büyük soru şu Sosyal medya devleri; WhatsApp, Facebook Messenger ve Instagram Direct Messages mesajlaşma uygulamalarında yazdıklarımızı okuyabiliyor mu? Tüm bunların sahibi Facebook olduğuna göre şu soru da sorulabilir Bu hizmetler üzerinden iletilen mesajlar üçüncü tarafların görmemesi için şifrelenmiş olsa da hizmet operatörleri, kullanıcılarının reklam hedeflemesini geliştirmek için mesaj içeriklerini okuyabiliyor mi? Unutmayın Tüm bu ürünleri ücretsiz alıyorsanız, ürün sizsinizdir.” Haberler > Sürekli Düşündüğün Kişi de Seni Düşünüyor mu? - 1307 Sürekli düşündüğümüz, ne yaparsak aklımızdan çıkmayan kişiler vardır. Herkes itiraf etsin! Hepimiz o kişiyi neden düşündüğümüzü bilemeyiz ama sürekli de düşünürüz. Bir işle meşgulken, yemek yerken, müzik dinlerken, film izlerken, yani günlük işlerimizi gerçekleştirirken aklımızda sürekli aynı kişinin olması ve ne yaparsak yapalım bir türlü aklımızdan çıkmamasının sebebi, aynı şekilde onun da bizi düşünmesi olabilir mi? Sizin bu kadar yoğun hissettiğiniz bu duyguda, onun hiçbir şey düşünmemesi mümkün mü? Bu soruların cevapları testimizin hazırsanHadi testeee! 1. Önce cinsiyetini seç. 2. Şimdi de yaşını seç. 3. Söyle bakalım, sen gece yattığında aklına kim geliyor? 4. Peki sen o kişiyi neden düşünüyorsun? 5. O zaman düşündüğün kişiyi bir renk ile özdeşleştir. 6. Şimdi de bize ruh halini seç bakalım. 7. Peki sen bir hatayı en az kaç kere yaparsın? 8. Şimdi de bize bir fotoğraf seç bakalım. 9. Peki sen genelde çok düşünen birisi misin? 10. Son olarak burcunu seç de sonucu görelim. Düşündüğün kişide seni düşünüyor. Sen şanslı kişilerden birisin. Çünkü düşündüğün kişide seni düşünüyor. Ne yaparsan yap aklından çıkmayan, geceleri seni uyutmayan ve birlikte hayaller kurduğun kişi de seni düşünüyor. Zaten bu duyguyu, bu kadar yoğun hissetmenin nedeni de onun da seni düşünmesi. Birbirinize, karşı konulamaz bir enerjiniz ve çekimizin var. Yani sizin birlikte olmanızdan başka çareniz yok. Sen duyguları tarafından yönlendirilen ve aslında duygularına, hislerine çok önem veren birisin. Sen bir şey hissediyorsan o şeyin altı boş değildir. Görür görmez içinde bir şeylerin olduğu ve bir anda sıcak bastığı zamanlar sadece senin hissettiği şeyler değil, karşı tarafta aynı duyguları hissetmiş oluyor. Bu güzel ve tatlı anların ölümsüz olmasını ve her zaman o kişiye karşı içinde aynı heyecanı taşımak istiyorsun. Hislerinin seni hiçbir zaman yanıltmamasından dolayı da, etrafındaki insanlar da bir karar almadan önce sana soruyorlar. Yani artık kafa karışıklığına bir son verebilirsin. Duygularınız ve hisleriniz karşılıklı. Bu kadar birbirinizi düşünmenizin sonucunda yollarınız birleşecek. Düşündüğün kişinin aklına ara ara geliyorsun. Sen düşündüğün kişinin aklına ara ara geliyorsun. Bunun nedeni senin duygularından pek emin olmamandan kaynaklanıyor. Yani bir gün her şey güzel giderken, diğer gün bir anda sen soğumuş oluyorsun. Düşündüğün kişi de bu durumda ne yapması gerektiğine karar veremeyince bir adım geri de duruyor. Aslında uyumunuz ve çekimizin çok kuvvetli ama nedense bir şeylerin eksik olduğunu düşünüyorsun. Bazı şeyler içine sinmiyor. Kendi mutluluğunu ve isteklerini ön planda tutarken, karşındaki insanın ne hissettiğini düşünmeyince biraz bencilleşebiliyorsun. Bu kararsızlığın seni yanlış ve zor yollara sokuyor. Tekrar tekrar aynı hatayı yapıp, farklı sonuçlar almayı umut ediyorsun ama sonuç her zaman seni hayal kırıklığına uğratıyor. Düşündüğün kişinin sana güven vermemesinden dolayı, sen de duygularından emin olamıyorsun. Bir sonuca bağlanmayıp, havada kalan bu durum için artık umudun kalmamış. Aslında her şeyi oluruna bıraktığında bir şeyler harekete geçer. Düşünmeyi bırakıp, gerçekten kendinden ve ondan eminsen, onun bir şey yapmasını beklemeden sen bir şeyler yapmalısın. Düşündüğün kişi seni düşünmüyor. Düşündüğün kişi maalesef seni düşünmüyor. Aranızda geçen onca şeye rağmen seni düşünmüyor. Sen ise onu düşünmeden yapamıyorsun. Yaşadığınız güzel anılar, zamanlar peşini bırakmıyor. Nereye otursan, hangi sokağa girsen o geliyor aklına. Duygularına bu kadar değer verirken, onun bencilce seni yok saymasını yediremiyorsun. Birbirinize karşı çekimizin yüksek olmasına rağmen, aslında iki zıt karaktersiniz. Ne o ne de sen bir ilişki için uygun kişilersiniz. Yaşadığın ve yaşattığın şeyler azımsanacak türden değil. Düşündüğün kişiyle yaşadıklarını sineye çekerek, tekrar baştan başlamak seni kötü etkileyebilir. Sen aslında aşırı evcimen ve uyumlu birisin. Ama sana karşı zıt gelindiğin başka biri oluyorsun. Seni anlamak ve dinlemek yerine fikirlerinle inatlaşan insanlarla uyumlu kalmak pek mümkün olmuyor. Biraz da gözü kara birisin. Duygularından eminsen yapmayacağın şey yok. Geri çevrildiğin kapıya tekrar tekrar gelir ve ne kaybederim diye düşünürsün. Artık kendine gelmeli ve seni düşünmeyen biri için kendini heba etmemelisin. Sen düşünmüyorsun ama seni düşünen çok. Sen kimseyi düşünmüyorsun. Senin hayatında olanlar, yaşadıkların, yaşattıkların, hiçbir şey umurunda değil. İnsanlara çabuk güvenmez ve onlara bel bağlamazsın. Çünkü her zaman eminsindir bir gün hepsinin gideceğine. O yüzden de hayata atıldığın andan itibaren hep kendi ayakları üzerinde durmuş ve kimseye sırtını yaslamamışsın. İnsanları, sen de yaralar açacak kadar hayatına sokmuyorsun. Bu nedenle de onlar gittikten sonra, onları düşünmüyor ve önemsemiyorsun. Ama onlar senden sonra biraz zor toparlanıyorlar. Etkileyici ve insanların hayatlarında iz bırakan birisin. Dış görünüşün, fikirlerin ve düşüncelerin, hayat amaçların insanların sen de farklı bir şey olduğunu anlamalarını sağlıyor. Herkes gibi değil de diğerlerinden farklı olduğunu anlıyorlar. Sen hayatlarından çıkınca da senin gibi birini bir daha bulamayacaklarını düşündükleri için pişman oluyorlar. Her zaman planlı ve programlı birisin. Yarınını düşünmeden hareket etmezsin. Yani sen insanları değil de gelecek planlarını ve hayallerini düşünen birisin. Bu içerikler de ilgini çekebilir. Anime Testleri Hangi anime karakteri olmak isterdin? İşte sizlere Hangi AnotherKarakterisin? Testi! Hangi Another Karakterisin? Testi ile anime kişilik testimizin sorularını cevapla ve hangi Another karakteri olduğunu öğren! Another testi ile size anime kişilik testi sunuyoruz! Nisan 19, 2021 - 0153 Güncellendi Şubat 2, 2022 - 1918 1. Arkadaşlarınız siz yokmuş gibi davransa ne hisseder ne yapardınız? Of çok kötü olurdu çünkü benim için hayat insanları ne kadar eğlendirebiliyorsam o kadar iyi ve görmezden geliyorlarsa çok kötü hissederdim Çok da umurumda olmaz bir süre sonra zaten benim değerimi anlayacaklardır Ben huzur isteyen biriyim ve acayip huzursuz olurdum. Hangi davranışımda hata yaptığımı düşünürüm Benim bir hatam mı oldu acaba diye düşünürdüm ve çok üzülürdüm, hatta ağlardım. Ben sürekli benim için önemli insanlar hakkında bilgi toplarım bu benim için kötü olurdu baya, bu davranışlarını asla unutmazdım 2. Hastane ortamı hakkında ne düşünüyorsunuz? Hastane ortamı ilginç bir yer. Her gittiğimde, oradaki hastaların davranışlarını incelerim ve bazı insanlara üzülürüm Yani zaman zaman sıkıcı ama eğlenceli yerleri de yok değil bence Hastane ortamları tam bana göre soğuk ve sessiz Hastane ortamlarını hiç sevmem. Birçok insan olur, sıkışık olur hiç bana göre değil Hastane hakkında neden bir şey düşüneyim ki 3. Durduk yere sizinle tanışmak isteyen biri hakkında ne düşünürsünüz? Benden bir çıkarı mı var diye düşünürüm Bu beni çok şaşırtır çünkü pek konuşkan biri değilimdir ama çok mutlu olurum Biraz kafadan çatlak olduğunu düşünürdüm ama ben de öyle olduğumdan sıkıntı yok çok eğlenirdik Dürüstçe neden bunu istediğini sorarım Acaba ne yaptım da benimle tanışmak istiyor diye düşünüp geçmişteki davranışlarımı gözden geçiririm 4. Bir gözünü görmese hayatınızın devamı hakkında ne düşünürsünüz? Kötü hissederdim özellikle insanların yeni halim hakkında ne düşündüklerini çok kafama takardım Kötü olurdu tabii ki ama hayat devam ediyor derdim İlkten kendimi yetersiz hissederdim ama sevdiklerim sayesinde bunun üstesinden gelebilirdim İlkten üzülürdüm ama bunun da eğlenceli yanlarını arardım İlk olarak yaptığım işleri eskisi kadar kaliteli yapıp yapamayacağımı düşünürüm 5. Bir kuşunuz olsa ona ne söylemeyi öğretirdiniz? Böyle boş bir uğraş için zaman ayırmazdım Sürekli benim iyi yaptığım şeyleri söylese güzel olurdu Diğer işlerimden vakit kalırsa ona herkesin öğrettiği bilindik kelimeleri öğretirim. Cicikuş, babacık filan Ona çok tatlı kelimeler öğretirdim. Kuşları çok tatlı bulurum zaten Beni sürekli güldürebileceği bir şey olurdu. Salak salak konuşmalar öğretirdim herhalde 6. Yeni kayıt olduğunu bir okulda kendinizi sınıfa tanıtmanız için tahtaya çıkarıldığınızda ne hissederdiniz? Oraya çıkmadan önce evde ne konuşacağımı prova etmiş olurdum o yüzden pek zorlanmazdım ama insanların önünde konuşmaktan pek hoşlanmam Heyecandan titrerim ama eğlenceli eğlenceli tanıtırım kendimi Bir şey hissetmem kendimi gayet güzel tanıtır yerime otururum Kendimin nasıl göründüğünü düşünür dururum bu yüzden pek iyi tanıtamam herhalde kendimi Çok utanırım hatta sesim biraz titrek çıkar 7. Sıcak bir hava mı soğuk bir hava mı? Soğuk bir hava olurdu çünkü öyle havalarda sevdiklerimizle daha çok vakit geçirebiliyoruz sıcacık evimizde Soğuk ve insansız bir hava Yapacağım işlere engel olmaması önemli benim için. Mesela karlı havalarda bir yerlere gitmek zor olabiliyor Bunları düşünmem bile böyle boş şeyleri düşünüyor musun gerçekten İkisinin de kendince güzel yönleri var. Mesela kışın kar savaşları yapabiliyorsun. Yazınsa denize gidip saatlerce yüzebiliyorsun 8. Yeni kaydolduğunuz bir sınıfta ilk gün nasıl davranırsınız? Direkt insanlarla tanışırdım İnsanların davranışlarını gözlemler ve onlar hakkında fikir edinmeye çalışırım İnsanlarla arkadaş olmak için biraz utangacımdır o yüzden samimi olmak için küçük iyilikler yaparım Derslerimi dinler notlar alırım. Benimle tanışmak isteyen olursa da tanışırım İnsanlarla tanışmaya çabalamam kendi fikirlerimi sunarım arkadaş olurlarsa olurlar olmazlarsa da pek umurumda olmaz 9. Hangi sporu seversiniz, neden? __Masa Tenisi__- Odaklanmışlık, konsantrasyon ve ciddi rakip olmak tam bana göre __Hokey__- Çünkü bunu yaparken esnek olabiliyorsun ayrıca başkalarıyla olmaktan ve olayın merkezinde olmaktan hoşlanırım eylemin merkezinde __Yüzme__- Aklımdaki görevleri doğru ve harika bir şekilde gözükerek yapmayı severim __Bowling__- Çünkü sakin bir oyun ve uyumlu olmayı severim __Amerikan Futbolu__- Planların uygulanmasında düzenli, mantıklı, kararlı ve etkiliyimdir 10. Sizi ne huzursuz eder? Birisiyle çatışmaya girmekten nefret ederim Geleneklere ve kurallara uymayan saygısız kişiler Yapacağım işi iyi yapamamak beni strese sokar ve kendimi eleştirir dururum İnsanların beni komik bulmaması, onları eğlendirememem Uygulamaya dökmeden sadece teorik olarak bir şeyler öğrenmek ve insanlardan olumsuz geri bildirimler almak istemezdim test kişilik testi anime testi another another testi hangi another karakterisin another kişilik testi anime testleri yeni BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER! 30 Beğendim 3 Beğenmedim 8 Harikulade 13 Eğlenceliymiş 2 Sinirlendim 2 Üzüldüm 9 Oha "Yüreğiyle bakmalı insan. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez." - Küçük Prens

aklımdaki kişi beni düşünüyor mu