osestikok | 16K people have watched this. Watch short videos about #osestikok on TikTok. 1970li Yıllarda Türkiye İşçi Sınıfını Cem Karaca Şarkıları İle Okumak RuPaul’s Drag Race All Stars. Okuma Süresi: 10 dak. Performans sergilemek amacıyla, ilgi çekici giysiler ve peruklarla birlikte abartılı makyajların yapılmasına bir sahne sanatı olan drag adı verilmektedir. Drag adı, Victoria döneminde kadın rolüne bürünen erkek sanatçıların giydiği uzun elbiselerin yerde sürünmesine SelamiÖzgündüz'in kanalı, Dailymotion'da Selami Özgündüz tarafından yapılan tüm videoları, oynatma listelerini ve canlı yayınları izleyebileceğiniz yer CemKaraca’nın “Tamirci Çırağı-İşçisin Sen İşçi Kal” isimli şarkısını herkes biliyordur. Bir zamanların en popüler şarkılarından biriydi. Yıllar geçse de unutulmayacak bir şarkıKiminin yaralarını kanatır, kiminin gözlerini doldurur. Hikayesi şöyleydi: Bir araba tamircisinde çalışan genç delikanlı asdasd06:44 jant sözleri janti sözleri janti şarkı sözleri janti şarkı sözü murat boz şarkısı sözleri sarkı sözleri Türk pop şarkıları sözleri Yorum Yaz asdasd Merhabalar değerli karadeniz Türk Pop şarkısı sevenler, bu yazımızda Murat BOZ ' dan Janti şarkısının sözleri ni sizler ile paylaşıyoruz. y2ai. Gönlüme bir ateş düştü yanar ha yanar yanar Elleri ak yumuk yumuk ojeli tırnakları Nerelere gizlesin şu avcun nasırları Otomobili tamire geldi dün bizim tamirhaneye Görür görmez vurularak başladım ben sevmeye Ayağında uzun etek dalga dalga saçları Ustam seslendi uzaktan oğlum al takımları Bir romanda okumuştum buna benzer bir şeyi Cildi parlak kağıt kaplı pahalı bir kitaptı Ne olmuş nasıl olmuşsa aşık olmuştu genç kız Yine böyle bir durumda tamirci çırağına Ustama dedimki bu gün giymeyim tutlumlarıı Arkası puslu aynamda taradım saçlarımı Gelecekti bugün geri arabayı almaya O romandaki hayali belki gerçek yapmaya Durdu zaman durdu dünya girdi içeri kapıdan Öylede bakakaldım gözümü ayırmadan Çekti gitti arabayla egzozuna boğuldum Gözümde omurcuk yaşlar ağır ağır doğruldum Ustam geldi sırtıma vurdu unut dedi romanları İşcisin sen işçi kal giy dedi tulumları x4 açık öğretim okumaya karar vermiş bir gencin konuyu ustasına açtığında alabileceği cevaptır."sen kaldın da ne oldu, açlıktan nefesin kokuyor, salaksın sen salak kal" diyesin işçilerin aç kalmaması gerktiği bir türlü aklına gelmez...üzülürsün cem karaca 'nın "tamirci çırağı" isimli şarkısında geçen en vurucu cümle. kimi diş hekimliği öğrencileri arasında ''dişçisin sen dişçi kal'' olarak değiştirilerek slogan haline getirilen şarkı sözü. notevet her diş hekiminin ''dişçi değil,diş hekimi'' takıntısı yoktur. uçmadan önce son mesajını şahsıma atmış olmasından şüphelendiğim yazar. yolu açık olsun! yavuz bingol de seslendirmiştir bu sarkyi insanları etkileme hususunda yaş tahtaya basmayan işçi,ister öğretmen,ister doktor olun,sözleri içinizi acıtmaya yeter. parçanın sözleri gönlüme bir ateş düştü yanar ha yanar yanar ümit gönlümün ekmeği umar ha umar umar elleri ak yumuk yumuk ojeli tırnakları nerelere gizlesin şu avucun nasırları otomobili tamire geldi dun bizim tamirhaneye görür görmez vurularak başladım sevmeye ayağında uzun etek dalga dalga saçları ustam seslendı uzaktan oğlum al takımları bir romanda okumuştum buna benzer bir seyi killi parlak kağıt kaplı pahalı bır kıtaptı ne olmuş nasıl olmuşsa aşık olmuştu genç kız yine böyle bir durumda tamirci cırağına ustama dedim ki bugün giymeyim tulumları arkası kuşlu aynamda taradım saclarımı gelecekti bugün geri arabayı almaya o romandaki hayali belki gercek yapmaya durdu zaman durdu dünya girdi içeri kapıdan öylece bakakaldım gözümü ayırmadan arabanın kapısını açtım açtım girsin içeri kalktı hilal kaşları sordu kim bu serseri çekti gitti arabayla eksozuna boguldum göysümde tomurcuk yaşlar agar agar dogruldum ustam geldı sırtıma vurdu unut dedı romanları i şcisin sen işçi kal giy dedi tulumları. 1053 Son Güncelleme 1150 Yarım Porsiyon Aydınlık 1984- Söz- Müzik Cem Karaca Sinemadan siz anlarsınız tiyatrodan, müzikten Heykel, resim, edebiyat sorulmalı sizden Ekmeğin fiyatını bilmezsiniz ama ekonomik politika Karılarınızı döverken siz ne kadar bilimselsiniz. Bu Son Olsun 1969 – Söz Meriç Başaran, Müzik Mehmet Soyarslan Bugün sen çok gençsin yavrum Hayat ümit neşe dolu Mutlu günler vaad ediyor Sana yıllar ömür boyu Ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni Doğarken ağladı insan bu son olsun bu son Namus Belası 1974 – Söz-Müzik Cem Karaca Düştüm mapus damlarına öğüt veren bol olur Toplasam o öğütleri burdan köye yol olur Ana baba bacı kardaş dar günümde el olur Namus belasına kardaş döktüğümüz kan bizim Sevda Kuşun Kanadında 1988 – Söz-Müzik Cem Karaca Sevda kuşun kanadında Ürkütürsen tutamazsın Ökse ile sapanla vurursun da saramazsın Hayat sırrının suyunu Çeşmelerden bulamazsın Ansızın bir deli çaydan içersin de kanamazsın Islak Islak 1992 – Söz-Müzik Cem Karaca Gecenin nemi mi düşmüş gözlerine? Ne olur ıslak ıslak bakma öyle Saçını dök sineme derdini söyle Yeter ki ıslak ıslak bakma öyle Deniz Üstü Köpürür 1973 – Söz Anonim, Müzik Cem Karaca Deniz üstü köpürür hey canım rinnan nay rinna rinna nay Kayığa binsem götürür hey canım hey Benim de şu cihana gelişim hey canım rinna nay rinna rinna nay Bir güzelden ötürü hey canım hey Unut Beni 1974 – Söz Pakize Başaran, Müzik Cem Karaca Unut beni unut arama Sakla bu mendili sakla Sakla bu mendili bu mendili sakla Sende kalsın anarsan bir gün eğer Akarsa gözlerindeki yaşı silersin Resimdeki Gözyaşları 1968 – Söz-Müzik Mehmet Soyarslan Bir gün belki hayattan Geçmişteki günlerden Bir teselli ararsın Bak o zaman resmime Tamirci Çırağı 1975 – Söz-Müzik Cem Karaca Çekti gitti arabayla egzozuna boğuldum Gözümde tomurcuk yaşlar ağır ağır doğruldum Ustam geldi sırtıma vurdu unut dedi romanları İşçisin sen işçi kal giy dedi tulumları Sen De Başını Alıp Gitme 1989 – Söz Cem Karaca, Müzik Nil Burak Sende başını alıp gitme ne olur. ne olur tut ellerimi. Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar, Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar. Sende başını alıp gitme ne olur. Obur Dunya 1973 – Söz-Müzik Muhlis Akarsu Karnı büyük obur dünya Keder dolu acı dünya Ne gül koydun ne de gonca Yedin yine doymadın mı? Bence Artık Sen De Herkes Gibisin 1979 – Şiir Nazım Hikmet, Beste Cem Karaca Gönlümle baş başa düşündüm demin Artık bir sihirsiz nefes gibisin Şimdi ta içinde bomboş kalbimin Akisleri sönen bir ses gibisin Hudey Hudey 1999 – Söz Pir Sultan Abdal, Müzik Pir Sultan Abdal & Cem Karaca Sen bir yanıl alma olsan Dalımda bitmeye gelsen Ben bir gümüş çövmen olsam Çeksem indirsem ne dersin Çok Yorgunum 1987 – Şiir Nazım Hikmet, Müzik Cem Karaca Çok yorgunum, beni bekleme kaptan. Seyir defterini başkası yazsın. Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman. Beni o limana çıkaramazsın… Ceviz Ağacı 1987 – Şiir Nazım Hikmet, Müzik Cem Karaca Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda, budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında. Cem Karaca şarkı sözleri Anadolu Rock Cem Karaca'nın 1975 yılında dönemin siyasi iklimine uygun olarak kaleme aldığı ünlü "Tamirci Çırağı" isimli şarkısındaki çırağın fiyakalı-zengin-güzel kız hayalleri ile sınıf atlama isteğini; şarkı sonundaki ünlü "işçisin sen işçi kal" dizesi ile sonlandırdığı işçinin durumunu düşündüm. Her ne kadar "yahu neden işçi kalsın bırak genel müdür olsun adamcağız" demenizi duyar gibiyim. Bazılarının ise bu başlığın mesleğimizle ilgisi nedir sorusunu sorduğunu da işittim gibi... İşçi olmayı düşük bir sosyal statü olarak algılayacak bir sosyal ortamda, konuyu sınıfsal temelde irdelemek gerekiyor."İşçi" kavramında kastedilen kol veya zihin emeği ile hayatlarını kazanan kişilerin mensubu oldukları sosyal sınıfın bilincini taşımalarıdır."Sınıf atlama" mefhumu 12 Eylül sonrasında tüm topluma dayatılan "bireysel" kurtuluş yolu olarak sunulmuştur. Oysa 70'li yıllarda ancak sınıfına kenetlenerek, örgütlenerek veya dayanışarak elde edilebilecek kazanımı "kollektif" kurtuluş yolu olarak tanımlayabiliriz. Nitekim yıllar geçse de sınıf bilincinin korunması olgusu ve buna bağlı olarak sınıf çıkarlarının kollektif olarak geliştirilmesi ve örgütlenmesinin gereği hiç mesleğinin çıkarlarının korunması ancak ve ancak meslektaşlarla dayanışma içinde mümkün olabilmektedir. Cem karaca şarkısında "zengin kız" hayali kuran işçiyi; rehberlik mesleğinde sağlam konumlu acenteci arkadaş edinme, "hanutu" yüksek işler ve hayyaller peşinden koşma, "back-to-back" tur kapma durumlarına kısa vadede büyük meblağları kazanma isteğinin tezahürü bir vadede icra edilen faaliyetlerin orta ve uzun vadede işin öz niteliğine zarar verip vermediğine, mesleki hakların önem arz edip etmediğine, kişisel kurtuluşun kollektif kurtuluşa göre daha önemli olup olmadığının değerlendirilmesi olmadığı gibi; sorgulama dahi yapılmaz. Bilinmez ki kurtuluşu birilerinin meslek hakları için koşturmasını beklemekten ziyade; hepimiz haklarımız adına ilkeli ve sağlam ve bir arada dayanışma içinde durursak hiç kimselere "yakın olmanın", "onlara yaranmanın", "süklüm-büklüm olmanın" gereği kalmayacaktır. Hepimize dayatılan "minimum maliyet-maksimum karlılık" girdapından en az düzeyde etkilenecek bir meslek grubu olmak hepimizin elinde.... Düşük maliyet adına düşük hizmet satın alınması sonucu hayatlarımızın sürekli tehlikeye atıldığını hepimiz bağlı olarak; *Az mazot yakan araçların tercih edilmesi, *Az veya hiç maaş almayan kaptanların tercih edilmesi, *Az maliyetli otel ve restoranların tercih edilmesi, *Az maliyetli operasyonların tercih edilmesi, *Az maliyetli ören yeri ve müzelerin tercih edilmesi tesadüf mü? Hepsi ama hepsi çok ama pek çok ve daha çok ve en çok kar elde etmek için yapılmıyor mu? Bu denklemde kendi mesleğimizin durduğu veya duracağı yeri belirlemek için birbirimizden başka kimselere güvenmememiz gerektiği görülmedimüyor mu mi? Ölen, sakat kalan, hastalanan, kalp krizi geçiren, sigorta güvencesi olmayan, mağdur olan, gözü yaşlı eş ve çocukları kalan, yaşlılıkla-işsizlikle boğuşan meslektaşlarımızı düşünelim...Yıllardır dayanışma içinde olsa idik en azından bazılarının yaralarına merhem olamaz mıydık? "Çalışma koşullarını piyasa belirler" cümlesini bize ezberletenlere verilecek cevabımız ancak birbirimiz kollamakla tersine kuyusunu kazarak, ipini çekerek, işini-aşını çalarak ve "fiyat kırarak" ancak yukarıda sözü edilen "az maliyet" isteyenlere faydamız olur. Mesleğimizi yapılan tüm saldırılara rağmen tüm meslektaşlarımız adına kabul edilebilir ve saygın bir noktaya taşımanın temel yolu rehber kalmak olacaktır.Acenteci da olsan Birazcık güvensek birbirimize, biraz yanımızda-arkamızda-önümüzde ama dayanışarak durabilsek... Yani rehber kalarak.... Not1 1618 sayılı yasada yapılması tasarlanan değişiklikleri gerek elektronik post göndererek gerekse de ıslak imzalı olarak protesto eden tüm meslektaşlarımızı sevgiyle selamlarım...Tüm eş-dost-akrabayı da kampanyalara müdahil edelim... Not2Tüm rehber kalmış acenteci dostlarımızı tenzih ediyorum... Uzun araba yolculuklarında insanların tutunduğu daldır müzik. Bunun için radyolar, otobüs ve tır şoförleri gibi devamlı uzun yollarda olanlar için en iyi arkadaştır. Şahsen benim de iyi arkadaşımdır radyolar. Son yaptığım yolculukta çalma listemde "Tamirci Çırağı"nı dinlerken "Şarkı resmen bir öykü anlatıyor" diye aklımdan geçti ve öykü anlatan veya bir öyküden doğmuş yazılan şarkılar üzerine yazmak istedim. Evet; bu haftaki durağımız "Öykü Barındıran Şarkılar". O zaman Onur Ömer'in Karavanı bu hafta bir radyo programı ve efsane şarkılara misafir şarkımız Tamirci Çırağı... Zaten kısmen giriş yaptık. Cem Karaca'nın içten ve yaşayarak haykırışı ile "İşçisin sen işçi kal" dediği dizeler hemen kulağımızda çınlamaya başlar. Dönemin politik olarak addedilebilecek şarkısına, ilhamı başka bir eser vermiştir. Sözleri Yeşilçam'ın en duygu dolu filmlerini andıran bu şarkıya, Orhan Gencebay vesile olmuştur. Cem Karaca "Orhan Gencebay'ın Gariban isimli şarkısını dinlerken aklıma bu öykü geldi. Önce şiir olarak yazdım sonra seslendirince şarkı ortaya çıktı." diyor."İşçisin sen işçi kal, giy" dedi "tulumları" yaşlarında okuduğu bir dergide, Leonard Cohen ile tanışan Teoman ile devam edelim. Bu tanışma sonrası Teoman "Ben ileride şarkı yazarsam, Cohen'in yaptığını yapıp ahlakçılara yüz vermeyeceğim. Şarkı yazarlarının önünü tıkıyorlar" demiş ve çoğu şarkısında bu sözünün arkasında durmuş. Teoman'ın hangi şarkısını seçeceğime zor karar verdim. Mesela Zampara'nın Ölümü, uyku problemi çeken Teoman'ın Beyoğlu sokaklarında dolaşırken MFÖ'den Ali Desidero dinlemesi ortaya çıkmış. 17 şarkısı, masumluğu ispat edilmiş Erdal Eren için yazılmış. Ama benim favorim Kupa Kızı ve Sinek Valesi. Teoman "Aslında şarkıyı Vega grubundan Deniz yazmış. Şarkıda 'Saçların mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak?' kısmını çok beğendim. İsmi bu değildi. Sözlerde de oynama yaptım." diyor bir röportajda. Şarkıyı dinlerken klibi hayal ederek kendiniz çekiyorsunuz. Zaten Teoman, gitarı eline alıp "si bemol"den yürümeye başladıysa hep güzel işler ortaya Türkçe Rap şarkılarına örnek ve hikayesi hiciv makamında olan bir şarkı var sırada. Ayrıca grubun isminin dahi değişmesine neden olmuş. Hangi şarkı mı? MFÖ'den ve Ali Desidero'dan bahsediyorum. Farklı dünyalara ait olan iki gencin flört etmesini konu alıyor. Hem nüktedan hem dönemine ayna tutan bir parça. Her ne kadar ilk "MFÖ" kullanımı, Eurovision sunucusu ile başlasa da şarkıda "MFÖ dinler, maç seyreder" kısmından sonra grubun adı MFÖ olarak kalıyor. Bu arada şarkının canlı performansları, bence Özkan Uğur sayesinde daha gülünce güller açar GülpembeYaşadığı dönemin en usta ozanlarından birisi. "Kemal Sunal gibi, ayrılışı zamansız oldu" derim kendimce. En sevdiğim plaklardan ve canlı performanslardan biridir "Live in Japan." Doğru tahmin karavan sakini. Barış Manço'dan bahsediyorum. Barış Manço'nun hangi eserini seçeceğime de zor karar verdim. Unutamadım, Bugün Bayram, Kol Düğmeleri, Dönence... Hangisini yazsam? Nişanı bozulan Selam Hanım için yazdığı "Kol Düğmeleri mi?" yoksa "Gülpembe mi?" ikilemine kadar geldi iş. Seçmek zor. Çünkü adam -daha önce bahsettiğimiz gibi- ozan. Neticede ben seçimi kendisine bıraktım. O da "Gülpembe"yi seçti. Keza eseri, çok sevdiği anneannesi Ramazan Bayramı'nda ölünce -ona ithafen- yeşillerin rengini kıskandığı, sevda büyüsü gibi olan bir kadına yazılmış" desem hangi yorumcunun sesi kulağınızda çınlar? Sezen Aksu mu yoksa Tarkan mı? Benim cevabım Tarkan. Elbette "Firuze" ... Popüler müziğe eşsiz eserler kazandıran Aysel Gürel, bu eseri kızı Müjde Ar için yazmış. Yani bir anneden kızına güzel bir armağan olan bu şarkının neden yazıldığı hala bir sır olarak zor zamanları geride bıraktığımız zamanlardayız. Olası bir felaket, hastalık gibi kötü durumda insanların aklına hep o geliyor. "Yetiş Haluk Levent" deniliyor. O ise yetişebildiği kadar yetişiyor. Hatta AHBAP yokken de, o yine yardım isteyenlere ulaşmaya çalışıyordu. "Elfida" şarkısı da bundan doğmuş bir şarkı. Kanser hastası olan 9 yaşındaki bir kız çocuğuna yazmış. "Tek istediğim onun bu şarkıyı dinlemesiydi" diyor Haluk Levent. Ne yazık ki Elfida, kendisine yazılan şarkısını şarkıları sona sakladımSona bıraktığım şarkıların öyküleri derin. Hatta biraz magazinsel... Zamanında Sezen Aksu, bestekar Uzay Heparı ile beraberdir. Bu beraberlik, o zamanlar Sezen Aksu'nun vokalistliğini yapan Yıldız Tilbe yüzünden biter. Bunun üzerine Sezen Aksu "Bak atının terkesine de atmış gözleri şaşı gelini, mor kaftanlara sarmış haspam odun gibi belini, ah verin elime de kırayım cadının derisi kara elini, seni gidi dilleri fitne fücur, kıyametin gelsin." gibi kinaye dolu sözler barındıran "Beni al onu alma" şarkısını yazar. Bunun üzerine Tilbe ise "İçindeki nefret söner mi artar mı, bedavaya satsan alan olmaz, kendin olamadın ya koynuma onu ittin, yaptıkların hiç bir kitaba sığmaz." diyerek "Ey" şarkısı ile cevap vermiştir. Uzay Heparı ise sonra başka birisi ile evlenmiştir. Tilbe, bu sefer de "Delikanlım" ile sesleniştir. Lakin Uzay Heparı, kısa süre sonra hayatını yitirir. Uzay'ı rüyasında gören Sezen Aksu, "Yas" şarkısını yazar ama okuyamayacağını söyleyerek Levent Yüksel'e şarkıların eşsiz öykülerini okudunuz. Dinlemeyi de ihmal etmeyin. Eğer bu kavrayış hoşunuza giderse devam edelim. "No Woman No Cry, Hotel California" gibi efsane yabancı şarkıların öykülerinden bahsedelim mesela. Belki karavanı, bir başka zaman oraya süreriz. Ne dersiniz?0 Yorum

işcisin sen işci kal şarkısı sözleri