Karile ilgili ayetler Kuranda münafıklar ayetleri, münafıklar ile ilgili ayetler20 + 20 + 20 = 60 ise 1 gül = 20 20 + 5 + 5 = 30 ise 1 mavi çiçek = 5 5 - 2 = 3 ise 1 sarı çiçek = 1 Hepsinden birer adet olduğu için toplam: 20 + 5 + 1 = Üç arkadaş bir teknoloji mağazasına girerler 3 arkadaşın her birinde 10 ar lira vardır ve KURAN'DA AT İLE İLGİLİ AYETLER. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara 'süslü ve çekici' kılındı. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah katında olandır. Kuranda geçen gemi ile ilgili ayetler. "Onlar gemiye bindikleri zaman, dini yalnızca O'na 'halis kılan gönülden bağlılar' olarak, Allah'a yalvarıp yakarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtarınca, hemen şirk koşarlar." 07.07.2009, 00:12. 11358. Bu yüzden duygular ve düşünceler hep kalp organına yüklenmiştir. Dolayısı ile ilgili tüm ayetler bilimdışıdır.” Cevap: Bu iddianın sahipleri öncelikle Kuranda geçen “kalp” kelimesinin vücuda kan pompalayan organ olarak geçtiğini ispatlamalılar. Kitapehli ile ilgili ayetlerden Maide 77 de. Kitap ehline Kuran direkt talimat ve emir veriyor. Halbuki onlar Kurana ve Muhammed’e inanmıyor. Bu sebeple kendisini tanımayan ve kabul etmeyenlere talimat veremez. Ancak Kuranı kabul edenlere talimat verebilir, yoksa çelişkili bir durum ortaya çıkıyor. Kuranda"İş ve Ticaret Ahlakı" ile ilgili ayetler yayınlanmıştır.Kaynak diyanet meal Kardeşlerimyüce Allah'ın mesajının aklımıza,kalbimize,vicdanımıza hük QRof. örtünmeyle ilgili ayetler kuranda kadının calışması kuranı kerimde kadınlarla ilgili ayetler çalışmak ile çalışmakla ÇALIŞMA Kur'ân; iş yapılıp bir değer üretilmesini, hem kadından ve hem de erkekten isteyerek onları çalışmaya teşvik etmektedir. Kadının evin içinde veya dışında çalışarak ailenin geçimine katkıda bulunması, onun en doğal görevi ve hakkıdır. Birbirini tamamlamak için yaratılan eşlerin işbirliği yaparak yan yana çalıştığı bir ortamda, sorunlar daha iyi çözülür, toplum da kalkınarak gelişir. Kadın hem seçme ve hem de seçilme hakkına sahiptir. Her türlü özel ve kamu devlet hizmetlerinde her kademede çalışıp yönetici olabilecekleri gibi, devlet başkanlığı da yapabilirler. Kur'ân'ı Kerîm'de kadının çalışamayacağı veya yönetici olamayacağına ait hiçbir yasa yoktur. Çok çalışılması, ancak insanlara faydalı olacak işler üretilmesi öğütlenmektedir. Gerek kadın ve gerekse erkek iman ederek, insanların hayrı ve mutluluğu için barışa yönelik iyi ve güzel işler salih amel sergilemelidir. Bunun ödülü; bu Dünya'da rahat ve huzurlu bir hayat,ahirette de cennettir. Çok çalışarak salih amel sergileyenler, Allah katında varlıkların en hayırlılarındandır. Hz. Peygamber'den sonraki çağlarda; maalesef kadınlar aşırı örtünerek eve kapatılmış, hürriyetleri de kısıtlanarak bilgi, eğitim ve çalışmadan yoksun bırakılmıştır. Bu zulmü kadınlarına uygulayan bazı İslâm ülkeleri de, onların büyük gücünden istifade edemediklerinden geri kalmışlardır. KADIN-ERKEK ÇALIŞIP İŞ ÜRETİN 3/195 Hiç kuşkunuz olmasın ki Ben, sizden kadın-erkek çalışıp iş ve değer üreten hiç kimsenin ürettiğini zayi etmeyeceğim. 9/105 ... İş yapıp değer üretin; Allah, O'nun Resulü ve iman sahipleri yaptıklarınızı göreceklerdir... Kur'ân; kadının çalışmasına karşı çıkmadığı gibi, onu çalışmaya teşvik ediyor. Kadının; evinde ve evinin dışında çalışarak, ailenin ihtiyaçlarını karşılamada kocasına yardımcı olması, Kur'ân ve Sünnet Hz. Peygamberin söz ve davranışları açısından en doğal hakkıdır. sonra kadının çalışması hakkında bazı kısıtlamalar olmuşsa da, bunun İlâhî Yasalar ve Hz. Peygamber'imizin tatbikatları ile hiçbir ilgisi yoktur. Ailenin giderlerini karşılamada eşlerin kabiliyetlerine uygun olarak çalışmaları ve birbirine yardımcı olmaları, Dünya hayatında bollaşmayı ve rahatlığı getirir. Ailede kadın ve erkek, birbirlerini tamamlayıcı özelliklerinden dolayı iş bölümü yapmıştır. Yaratılış kapasitesi ve kabiliyetine göre kadının öncelikli görevi; evin idaresi, sevgi ile eğitme yeteneğinden dolayı çocuğun bakımı ve yetiştirilmesidir. Erkeğin ise öncelikli olarak ailenin geçimi ile yuvanın dış etkenlerden korunmasıdır. Ailede zorunluluk hallerinde şartlar değiştiği zaman, eşler yapılacak işlerde birbirlerine yardım ettikleri gibi, ihtiyaca göre görevlerinin değişmesi de mümkün olabilir. Önemli olan sevgi, saygı ve merhamet duyguları ile ailenin korunması ve devamlılığıdır. Rûm 30/21 Birbirinizle huzur ve sükûnet bulasanız diye, size kendi cinsinizden eşler yaratıp, aranıza sevgi ve merhamet koyması, Allah'ın ayetlerindendir. BARIŞA YÖNELİK GÜZEL İŞLER YAPIN 4/124 Erkek veya kadın, inanmış olarak kim barışa yönelik güzel işler salih amel yaparsa, cennete gireceklerdir. 16/97 Erkek yahut kadın, her kim inanmış olarak barışa yönelik bir iş salih amel yaparsa, muhakkak ki onu güzel bir hayat ile yaşatacağız ve böylelerinin ücretlerini, işleyip ürettiklerinin en güzeli ile karşılarız. Kur'ân, kadın ve erkeği şöyle uyarıyor. Fussilet 41/46 Kim, barışa yönelik bir iş yaparsa kendi iyiliğindendir. Kim de kötülük yaparsa kendi zararınadır. Çalışınız; ancak kötü işler değil, barışçıl güzel işler salih amel sergileyiniz.» Amel, lugat manası çalışma, iş, faaliyet, niyetli davranıştır. Salih ise sulh kökünden gelir Barışçı, olumlu, temiz, güzel, erdirici, huzur ve mutluluk getirici manalarını taşır. Salih amel; barışa yönelik iyi ve hayırlı iş demektir. Şu halde gerek kadının gerekse erkeğin çalışmaları, öncelikli olarak insanların hayrına ve mutluluğuna katkıda bulunacak hizmetler olmalıdır. Örneğin; para, pul, şöhret değil de birinci derecede insanlara faydalı olmak için çalışan, hayır cemiyetlerinde vazife alan, ihtiyaç sahiplerinin sorunlarını Allah rızası için gideren bir kadın, muhakkak ki sâlih amel sergilemektedir. Sadece maddi çıkar düşünmeden, öğrencilerine sevgi ile hizmet için yaklaşan, onların faydalı bir insan olarak yetişmelerine özveri ile gayret gösteren bir kadın öğretmen de, insanların hayrına ve mutluluğuna katkıda bulunmaktadır. Nisa 4/34 ayeti önemli bir konuya açıklık getirmektedir ...Saliha kadınlar saygılıdır; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar... Saliha kadınlar; kocaları ile aralarında sevgi, saygı ve merhamet duygularını taşıdıklarından, birbirlerine karşı saygılıdır, nasıl ki Yüce Allah kendilerini koruyorsa onlarda mal, aile sırları, namus gibi gizliliği gerektiren hususları koruyarak, yuvanın devamını ve huzurunu sağlarlar; çocuklarını da gelecek neslin modern çağına ulaştıracak şekilde yetiştiren ve eğiten böyle saygı değer bir ev kadınının da gayret ve çalışması, salih amelden başkası değildir. Beyyine 98/7 İman eden ve salih amel sergileyenler, varlıkların en hayırlılarındandır. SÜNNET'E GÖRE ÇALIŞMA Hz. Peygamber'in ordusunda birçok defalar silâhlı olarak çarpışan kadınlar yer almıştı. Askeri seferler esnasında karargahta kadın hastabakıcılar bulunuyordu. Bizzat Medine'de bile bu konuda sık sık hemşire Rufeyde'nin çadırından bahsedilmektedir. Hatta bu çadırın Medine'de Büyük Cami'de kurulduğu olmuş ve buraya yaralılar nakledilmişlerdir. Herhalde Rufeyde'nin sıradan bir hastabakıcı hemşire olmaktan öte, daha ileri bir durumu vardı. İbn Hişâm' ın dediğine göre o, Eslem Kabilesi'ne mensup olup yaralıları tedavi eder ve gönüllü olarak bütün müslümanların hizmetine koşardı. Allah'ın Resul'ünün eşlerinden Hz. Âişe, İslâm ordusunun birçok seferlerine katılmış, yemek pişirme, su taşıma ve hastabakıcılık gibi birçok hizmetlerde bulunmuştu. Kadınlar işleri için sokağa çıkarlardı ve bu Hz. Peygamber'in örtünmeyi emretmesinden sonra da devam etti. Bazı kadınlar satmak veya kendi develerine vermek için sokaklarda hurma çekirdeği topluyorlardı. Kadınlar; erkeklerin de bulunduğu camilere namaza gelirler, kadın ahpaplarını ziyarete giderlerdi. zevceleri de dostlarını ve ebeveynlerini kabul ederler ve diğer zaruri işleri yaparlardı. Bu devirde Kur'ân cüzleri hariç, okunacak fazla birşey yoktu; buna mukabil şiirler okunarak, hikâye ve diğer masallar anlatılarak eğlenilirdi. Hz. Ömer'in akrabalarından bir hanım olan Şifâ bint Abdillâh, İslâm'dan evvel bile okuma-yazma biliyordu; işte Hz. Peygamber in hanımı Hafsâ'ya bu sanatı öğreten odur. Bazı delillere bakacak olursak, Hz. Peygamber kendisini bazı pazar sûk işlerinde de görevlendirmişti. Bazılarına göre ise bu atama işi Hz. Ömer'in halifeliği zamanında cereyan etmişti. Mümkündür ki Hz. Ömer, Hz. Peygamber'in ona bıraktığı ayni görevde bu hanımı vazifelendirmeye devam etmiştir. Durum ne olursa olsun bu hanım sahabenin en azından ticarî anlaşmazlıklar üzerinde yargılama yetkisini kullanması gerekmiştir. Taberi'ye göre kadınlar her nevi konularda hakimlik etme imkân ve hakkına sahiptiler; Ebû Hanîfe bu kuraldan adam öldürme gibi sadece bazı ağır dava konularını ayırırdı.» Bkz. Hamidullah-İslâm Peygamberi II İYİLİĞİ EMREDER KÖTÜLÜĞÜ MEN EDER 9/71 İnanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin veli dost ve yardımcı sıdır. İyiliği emrederler, kötülükten men ederler... Ayet, açık olarak kadın-erkek eşitliğini vurgulamaktadır. Allah katında kul olma sorumlulukları ile değer ve hak yönünden durumları birbirine eşittir. Kadın ile erkek; dost olarak her alanda birbirlerine yardım etmeli, yaşamları boyunca el ele vererek işbirliği yapacakları gibi, sorumlulukları da birlikte paylaşmalıdır. Görevleri gereği iyiliği emredecekler, kötülükten vazgeçirmeye çalışacaklardır. Kur'ân'ı Kerîm; kadın ile erkeğin yan yana çalıştığı bir toplumda, sorunların çözülerek gelişebileceğini vurgulamaktadır. Ancak; kadının sosyal hayata girmesini önleyen ülkeler, her alanda geri kalmışlardır. Ayetten kesin olarak anlaşıldığı gibi kadın hem seçme hem de seçilme hakkına sahip olduğu gibi, devlet başkanlığı dahil her türlü özel ve kamu görevinde de çalışabilir. Yeter ki o işin gerektirdiği kabiliyet, bilgi ve iradeye sahip olsun. En üst yönetici olarak bir kadın başbakanı Ülkemiz yetiştirmiş, Dünya'nın birçok bölgelerinde de kadın başbakanlar görev yapmışlardır. Kur'ân'ı Kerîm'de kadının yönetici olamayacağına dair hiçbir yasa bulunmadığı gibi, olabileceğine dair önemli bir örnek vardır. İslâm bilginleri; kadının da devlet başkanı olabileceğini, Kur'ân'ın Neml 27/22-44 ayetlerini kanıt olarak göstermektedirler. Öykü şöyledir Saba'lıların başında bir kadın hükümdar olan Melike Belkız bulunuyordu. Bunlar Allah'ı bilmiyorlar, Güneş'e tapıyorlardı. Hz. Süleyman durumlarını öğrenince, bir mektup yazarak onları Hak Dini'ne davet etti; eğer kabul etmezlerse Ülkelerini istilâ edeceğini bildirdi. Toplumunun yükümlülüğünü taşıyan Melike Belkız, Kur'ân'ın öngördüğü bir kuruluş olan danışma meclisine danıştı, sorumluluğu üstlenerek sulh yoluyla anlaşmak için girişimlerde bulundu. Neticede Hak Dini'ni kabul etti ve Hz. Süleyman'ın yanında Allah'a sığınarak teslim oldu. Kur'ân, bu öyküyü yazmakla olaylardan ders ve örnek alınmasını istemiştir. Güneş'e tapması dışında, Melike Belkız'ın toplumuna danışması, meclisin savaşma tavsiyesine rağmen sağduyusu ve ileri görüşlülüğü ile karşı tarafa elçi göndererek anlaşma istemesi, Hz. Süleyman'ın uyarısı ile gerçekleri görüp Yüce Allah'a teslim olması yöneticiliği bakımından olumlu bulunmuştur. Bu öyküden çıkan netice; kabiliyet ve yeterlilik özelliklerine sahipse, kadının da lüzum ve ihtiyaç hallerinde devlet başkanı da olabileceğidir. PEYGAMBER HANIMLARINA ÖZEL YASA 33/32 Ey Peygamber Hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz... Yüce Allah, Hz. Peygamber hanımları ile ilgili özel yasa çıkarmıştır. Diğer kadınların dışında, yalnızca Allah Resul'ünün eşleri ile ilgiliydi. Çünkü onlar, ayrı bir özellik taşıyorlardı. Hem Hz. Peygamber'in eşleri ve hem de müminlerin anneleri idi. Ahzâb 33/6 O Peygamber, müminlere kendilerinden daha dost,daha yakındır. Onun eşleri de müminlerin anneleridir... Bunun için onların yaptığı hataların cezaları, diğer kadınların iki katına çıkarıldı. Ahzâb 33/30 Ey Peygamber Hanımları; sizden kim kanıtlanmış bir edepsizlik yaparsa, kendisi için azap iki katına çıkarılır... Toplumdaki bozguncuların dedikodu yaparak kargaşa çıkarmamaları için; Hz. Peygamber'in Hanımları yürüyüşlerine ve ses tonlarına dahi dikkat edecek ve önemli işleri dışında evde oturarak ibadetle meşgul olacak, mümin hanımlarına da Kur'ân ile ilgili bilgiler vereceklerdi. Ahzâb 33/ 32-33 Ey Peygamber Hanımları...sözü yumuşak tahrik edici bir tarzda söylemeyin ki, kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılmasın... Evlerinizde oturun. İlk cahiliye yürüyüşü gibi kendinizi teşhir ederek yürümeyin. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a ve Resul'üne itaat edin... Kur'ân, Hz. Peygamber'in evine giren müminleri de şöyle uyarıyor. Ahzâb 33/53 Ey iman edenler! Size bir yemek için izin verilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyin... Peygamberin eşlerinden birşey istediğinizde, onlardan perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz için, hem de onların kalpleri için daha temiz bir yoldur... İslâmiyet'i kendi bencil nefisleri istikametinde yorumlayarak değiştiren bazı guruplar, yalnızca Hz. Peygamber'in hanımları için öngörülmüş olan özel hükümlere; uydurma hadisler ilâve ederek hedef şaşırtmışlardır. Oysa Kur'ân'da Allah Resul'ünün eşleri ile ilgili özel hükümler dışında, kadınların eve kapatılması, öğrenim görmemeleri ve çalışmamaları ile ilgili hiçbir ayet olmadığı gibi, aksine çalışıp ilim sahibi olunması için birçok teşvik edici yasalar bulunmaktadır. Hz. Peygamberden sonraki devirlerde haremlik-selâmlık kurarak, aşırı örtünmeye mecbur ederek, eve kapatarak, çalıştırmayarak kadınlara büyük zulümler yapılmış, onların cahil kalmalarına sebep olunmuştur. Nüfusun yarısını teşkil eden kadınlarını sosyal hayata sokmayan bazı İslâm Ülkeleri onların büyük gücünden yararlanamamış, her alanda geri kalarak da gelişememişlerdir. İktidar Tanımıİktidar kelimesinin Türk Dil Kurumuna göre tanımı şöyle;1. isim Bir işi yapabilme gücü, erk, kudret; “Bu iş benim iktidarım haricinde, demez mi?” – S. F. Abasıyanık 2. Bir işi başarabilme yetki ve yeteneği 3. Devlet yönetimini elinde bulundurma ve devlet gücünü kullanma yetkisi; “Almanya’daki öğrenciliğim Hitler’in iktidar yıllarına rastlar.” – H. Taner 4. Bu yetkiyi elinde bulunduran kişi ve kuruluşlarKur’an-ı Kerim’de İktidar Hakkındaki Ayetler Hangileri?NOT AYETLERİN TÜRKÇE MEALLERİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ RESMİ İNTERNET SİTESİNDEN ALINMIŞTIR. Sponsorlu Bağlantılar Kehf Sûresi 84. Ayet; Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda amacına ulaşabileceği bir yol Sûresi 95. Ayet; Zülkarneyn, “Rabbimin bana verdiği imkan ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım” Sûresi 41. Ayet; Onlar öyle kimselerdir ki, şâyet kendilerine yeryüzünde imkan ve iktidar versek, namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarlar. Bütün işlerin âkıbeti Allah’a Sûresi 31. Ayet; Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Yüz ve el gibi görünen kısımlar müstesna, zînet yerlerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut, kocalarının babalarından yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!Nûr Sûresi 55. Ayet; Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta Sûresi 6. Ayet; Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun’a, Hâmân’a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim. Sponsorlu Bağlantılar Ahkâf Sûresi 26. Ayet; Andolsun, size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı. Bütün insanların küçük yaşta öğrendiği en önemli kavramlardan birisi aile kavramıdır. Aralarında evlilik ve kan bağı bulunan, koca, karı, çocuklar, kardeşler oluşturduğu, toplum içindeki en küçük bütün. İslam’da aile, ümmeti meydana getiren yapının en temel birimidir. Kurani Kerimde Aile hakkında neler söyleniyor ? Kuranda geçen Aile kelimesi ile ilgili sure ve ayetler hangileridir. Aile hakkında Kur’anı Kerim sure ayetlerin Anlamları meali.. Bakara Suresi, 49. ayet Sizi, dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, Firavun ailesinin elinden kurtardığımızı hatırlayın. Onlar, kadınlarınızı diri bırakıp, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı. Bakara Suresi, 196. ayet Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer düşman, hastalık ve buna benzer nedenlerle kuşatılırsanız, artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Kim sizden hasta ise veya başından şikayeti varsa, onun ya oruç ya sadaka veya kurban olarak fidye vermesi gerekir. Güvenliğe kavuşursanız, hacca kadar umre ile yararlanmak isteyene, kolayına gelen bir kurbanı kesmek gerekir. Bulamayana da, haccda üç gün, döndüğünüzde yedi gün olmak üzere, bunlar, tamı tamına on gün oruç vardır. Bu, ailesi Mescid-i Haram’da olmayanlar içindir. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, muhakkak cezası pek çetin olandır. Bakara Suresi, 248. ayet Peygamberleri, onlara şöyle dedi “Onun hükümdarlığının belgesi, size Tabut’un gelmesi olacaktır ki onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur’ ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.” Al-i İmran Suresi, 11. ayet Tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Ayetlerimizi yalanladılar, böylece Allah günahları nedeniyle onları yakalayıverdi. Allah, cezayla sonuçlandırması pek şiddetli olandır. Al-i İmran Suresi, 33. ayet Gerçek şu ki, Allah, Adem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti; Nisa Suresi, 35. ayet Kadın ile kocanın Aralarının açılmasından korkarsanız, bu durumda erkeğin ailesinden bir hakem, kadının da ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar, arayı düzeltmek isterlerse, Allah da aralarında başarı sağlar. Şüphesiz, Allah, bilendir, haberdar olandır. Nisa Suresi, 54. ayet Yoksa onlar, Allah’ın Kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar? Doğrusu Biz, İbrahim ailesine kitabı ve hikmeti verdik; onlara büyük bir mülk de verdik. Nisa Suresi, 92. ayet Bir mü’mine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mü’mini öldürmesi yakışmaz. Kim bir mü’mini hata sonucu’ öldürürse, mü’min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ailesine teslim edilecek bir diyeti vermesi gerekir. Onların bunu sadaka olarak bağışlamaları başka. Eğer o, mü’min olduğu halde size düşman olan bir topluluktan ise, bu durumda mü’min bir köleyi özgürlüğe kavuşturması gerekir. Şayet kendileriyle aranızda andlaşma olan bir topluluktan ise, bu durumda ailesine bir diyet ödemek ve bir mü’min köleyi özgürlüğe kavuşturmak gerekir. Diyet ve köle özgürlüğü için gereken imkanı Bulamayan ise, kesintisiz olarak iki ay oruç tutmalıdır. Bu, Allah’tan bir tevbedir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Maide Suresi, 89. ayet Allah sizi, yeminlerinizdeki ‘rastgele söylemelerinizden, boş sözlerden’ dolayı sorumlu tutmaz, ancak yeminlerinizle bağladığınız sözlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Onun yeminin kefareti, ailenizdekilere yedirdiklerinizin ortalamasından on yoksulu doyurmak ya da onları giydirmek veya bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. Bunlara imkan Bulamayan için üç gün oruç vardır. Bu, yemin ettiğinizde bozduğunuz yeminlerinizin kefaretidir. Yeminlerinizi koruyunuz. Allah, size ayetlerini böyle açıklar, umulur ki şükredersiniz. Araf Suresi, 83. ayet Bunun üzerine Biz, karısı dışında onu ve ailesini kurtardık; o karısı ise helake uğrayanlar arasında geride kalanlardandı. Araf Suresi, 130. ayet Andolsun, Biz de Firavun aile çevresini belki öğüt alıp düşünürler diye yıllar yılı kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık. Araf Suresi, 141. ayet “Hani size dayanılmaz işkenceler yapan, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı öldüren Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık. Bunda Rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardı.” Enfal Suresi, 52. ayet Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi Allah’ın ayetlerini inkar ettiler de, Allah da onları günahlarından dolayı yakalayıverdi. Şüphesiz, Allah, en büyük kuvvet sahibidir, sonuçlandırması pek şiddetlidir. Enfal Suresi, 54. ayet Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Onlar, Rablerinin ayetlerini yalanladılar; Biz de günahları dolayısıyla onları helak ettik. Firavun ordusunu suda boğduk. Onların tümü zulmeden kimselerdi. Hud Suresi, 40. ayet Sonunda emrimiz geldiğinde ve tandır feveran ettiği zaman, dedik ki “Her birinden ikişer çift hayvan ile aleyhlerinde söz geçmiş olanlar dışında, aileni ve iman edenleri ona yükle.” Zaten onunla birlikte çok azından başkası iman etmemişti. Hud Suresi, 45. ayet Nuh, Rabbine seslendi. Dedi ki “Rabbim, şüphesiz benim oğlum ailemdendir ve Senin va’din de doğrusu haktır. Sen hakimlerin hakimisin.” Hud Suresi, 46. ayet Dedi ki “Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden değildir. Çünkü o, salih olmayan bir iş yapmıştır. Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi Benden isteme. Gerçekten Ben, cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum.” Hud Suresi, 81. ayet Elçiler Dediler ki “Ey Lut, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana kesin olarak ulaşamazlar. Gecenin bir parçasında ailenle birlikte yürü yola çık. Sakın, hiçbiriniz dönüp arkasına bakmasın; fakat senin karın başka. Çünkü onlara isabet edecek olan, ona da isabet edecektir. Onlara va’dolunan azap sabah vaktidir. Sabah da yakın değil mi?” Yusuf Suresi, 6. ayet “Böylece Rabbin seni seçkin kılacak, sözlerin yorumundan kaynaklanan bir bilgiyi sana öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak’a nimetini tamamladığı gibi senin ve Yakub ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Elbette Rabbin, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” Yusuf Suresi, 25. ayet Kapıya doğru ikisi de koştular. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırttı. Tam Kapının yanında kadının efendisiyle karşılaştılar. Kadın dedi ki “Ailene kötülük isteyenin, zindana atılmaktan veya acı bir azaptan başka cezası ne olabilir?” Yusuf Suresi, 62. ayet Yardımcılarına dedi ki “Sermayelerini erzak bedellerini yüklerinin içine koyun. İhtimal ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da belki geri dönerler.” Yusuf Suresi, 65. ayet Erzak yüklerini açıp da sermayelerinin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüklerinde, dediler ki “Ey Babamız, daha neyi arıyoruz, işte sermayemiz bize geri verilmiş; bununla yine ailemize erzak getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükünü de ilave ederiz. Bu aldığımız az bir ölçektir.” Yusuf Suresi, 88. ayet Böylece onun Yusuf’un huzuruna girdikleri zaman, dediler ki “Ey Vezir, bize ve ailemize şiddetli bir darlık dokundu; önemi olmayan bir sermaye ile geldik. Bize artık yine ölçeği tam olarak ver ve bize ilave bir bağışta bulun. Şüphesiz Allah, tasaddukta bulunanlara karşılığını verir.” Yusuf Suresi, 93. ayet “Bu gömleğimle gidin de, babamın yüzüne sürün. Gözü yine görür hale gelir. Bütün ailenizi de bana getirin.” İbrahim Suresi, 6. ayet Hani Musa kavmine şöyle demişti “Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani O sizi Firavun ailesinden kurtarmıştı, onlar sizi en dayanılmaz işkencelere uğratıyor, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir sınav vardır.” Hicr Suresi, 59. ayet “Ancak Lut ailesi hariçtir; biz onların tümünü muhakkak kurtaracağız.” Hicr Suresi, 61. ayet Böylelikle elçiler Lut ailesine geldiklerinde, Hicr Suresi, 65. ayet “Hemen aileni gecenin bir bölümünde yola çıkar, sen de onların ardından git ve sizden hiç kimse arkasına bakmasın; emrolunduğunuz yere gidin.” Meryem Suresi, 16. ayet Kitap’ta Meryem’i de zikret. Hani o, ailesinden kopup doğu tarafında bir yere çekilmişti. Taha Suresi, 10. ayet Hani bir ateş görmüştü de, ailesine şöyle demişti “Durun, bir ateş gördüm; umulur ki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol-gösterici bulurum.” Taha Suresi, 29. ayet “Ailemden bana bir yardımcı kıl,” Enbiya Suresi, 76. ayet Nuh da; daha önce çağrıda bulunduğu zaman, Biz onun çağrısına cevap verdik, onu ve ailesini büyük bir üzüntüden kurtardık. Enbiya Suresi, 84. ayet Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik; ona Katımız’dan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik. Mü’minun Suresi, 27. ayet Böylelikle Biz ona “Gözetimimiz altında ve vahyimizle gemi yap. Nitekim Bizim emrimiz gelip de tandır kızışınca, onun içine her tür hayvandan ikişer çift ile, içlerinden aleyhlerine söz geçmiş azap gerekmiş olanlar dışında olan aileni de alıp koy; zulmedenler konusunda Bana muhatap olma, çünkü onlar boğulacaklardır” diye vahyettik. Şuara Suresi, 169. ayet “Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar.” Şuara Suresi, 170. ayet Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık. Neml Suresi, 7. ayet Hani Musa ailesine “Şüphesiz ben bir ateş gördüm” demişti. “Size ondan ya bir haber veya ısınmanız için bir kor ateş getireceğim.” Neml Suresi, 49. ayet Kendi aralarında Allah adına and içerek, dediler ki “Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim, sonra velisine Ailesinin yok oluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim.” Neml Suresi, 56. ayet Kavminin cevabı “Lut ailesini şehrinizden sürüp çıkarın. Temiz kalmak isteyen insanlarmış” demekten başka olmadı. Neml Suresi, 57. ayet Biz de, onu ve ailesini kurtardık, yalnızca karısı hariç; onu geride azap içinde kalanlar arasında takdir ettik. Kasas Suresi, 8. ayet Nihayet Firavun’un ailesi, onu ileride bilmeksizin kendileri için bir düşman ve üzüntü konusu olsun diye sahipsiz görüp aldılar. Gerçekte Firavun, Haman ve askerleri bir yanılgı içindeydi. Kasas Suresi, 12. ayet Biz, daha önce ona süt analarını haram etmiştik. Kız kardeşi “Ben, sizin adınıza onun bakımını üstlenecek ve ona öğüt verecek veya eğitecek bir aileyi size bildireyim mi?” dedi. Kasas Suresi, 29. ayet Böylelikle Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle birlikte yola koyulunca, Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine “Siz durun, gerçekten bir ateş gördüm; umarım ondan ya bir haber, ya da ısınmanız için bir kor parçası getiririm” dedi. Ankebut Suresi, 32. ayet Dedi ki “Onun içinde Lut da vardır.” Dediler ki “Onun içinde kimin olduğunu Biz daha iyi biliriz. Kendi karısı dışında, onu ve ailesini muhakkak kurtaracağız. O karısı arkada kalacak olanlardandır.” Ankebut Suresi, 33. ayet Elçilerimiz Lut’a geldikleri zaman o, bunlar dolayısıyla kötüleşti ve içi daraldı. Dediler ki “Korkuya düşme ve hüzne kapılma. Karın dışında, seni ve aileni muhakak kurtaracağız. O ise, arkada kalacaktır.” Sebe Suresi, 13. ayet Ona dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. “Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın.” Kullarımdan şükredenler azdır. Yasin Suresi, 50. ayet Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. Saffat Suresi, 76. ayet Onu ve ailesini, o büyük üzüntüden kurtarmıştık. Saffat Suresi, 134. ayet Hani Biz onu ve ailesini topluca kurtarmıştık. Sad Suresi, 43. ayet Katımız’dan ona bir rahmet ve temiz akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir benzerini de bağışladık. Mü’min Suresi, 28. ayet Firavun ailesinden imanını gizlemekte olan mü’min bir adam dedi ki “Siz, benim Rabbim Allah’tır diyen bir adamı öldürüyor musunuz? Oysa o, size Rabbinizden apaçık belgelerle gelmiş bulunuyor. Buna rağmen o eğer bir yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir; ve eğer doğru sözlü ise, o zaman da size va’dettiklerinin bir kısmı size isabet eder. Şüphesiz Allah, ölçüyü taşıran, çok yalan söyleyen kimseyi hidayete erdirmez.” Fetih Suresi, 11. ayet Bedevilerden geride bırakılanlar, sana diyecekler ki “Bizi mallarımız ve ailelerimiz meşgul etti. Bundan dolayı bizim için mağfiret dile.” Onlar, kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki “Şimdi Allah, size bir zarar isteyecek ya da bir yarar dileyecek olsa, sizin için Allah’a karşı kim herhangi bir şeyle güç yetirebilir? Hayır, Allah yaptıklarınızı haber alandır.” Fetih Suresi, 12. ayet Hayır, siz Peygamberin ve mü’minlerin, ailelerine ebedi olarak bir daha dönmeyeceklerini zannettiniz; bu, kalplerinizde çekici kılındı ve kötü bir zan ile zanda bulundunuz da, yıkıma uğramış bir topluluk oldunuz. Zariyat Suresi, 26. ayet Hemen onlara sezdirmeden ailesine gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile geri geldi. Tur Suresi, 26. ayet Dediler ki “Biz doğrusu daha önce, ailemiz yakın akrabalarımız içinde endişe edip-korkardık.” Kamer Suresi, 34. ayet Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut ailesini bu azaptan ayrı tuttuk; onları seher vakti kurtardık; Kamer Suresi, 41. ayet Andolsun Firavun ailesi ve çevresi ile kavmine de uyarılar Kuranda oruç ile ilgili ayetler ve oruç hadisleri bilgileri bulunmaktadır. Müslümanlar Kuranda oruç ile ilgili ayetler, oruç hadislerini okumak istiyorlar ve bu nedenle aradıklarını bulmak için araştırmalar yapılıyor. Peki hangi hadislerde ve ayetlerde oruç ile ilgili bilgiler geçiyor? Öğrenmek için haberimizi okuyabilirsiniz. Kuranda oruç hakkında yer alan ayetler ve hadisler merak ediliyor. Bunun nedeni müslümanların kutsal kitabı Kuran'ı Kerim'de yer alan oruç ile ilgili bilgilerin ayetleri ile birlikte okunmak istenmesidir. Ayetlerde yer alan oruç bilgileri ile birlikte Peygamberimizin hadisleri arasında oruç ayetleri hangi ayetlerde hangi hadislerde oruç ile ilgili bilgiler yer almakatadır?İŞTE ORUÇ İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER Bakara Suresi 183. Ayet; "Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı. İçinizden hasta veya yolcu olan, başka günlerden sayısınca tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir yoksulun günlük yiyeceği kadar fidye yeterlidir. Bir iyiliği mecbur olmadan yapan için bu yaptığı iyidir. Ama orucu tutmanız -bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır." Tahrim Suresi 5. Ayet; Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, Müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir. Oruçla İlgili Ayetler Ve Hadisler Oruçla ilgili ayetlerin olduğu gibi aynı zamanda hadisler de yer almaktadır. İşte oruç ile ilgili yer almış hadis-i şerifler; Peygamber efendimiz Hz Muhammed bir hadisinde şöyle buyuruyor; " İslam toplamda beş temel bina üzerine inşa edilmiştir. Bu binalardan biri de Ramazan ayında oruç tutmaktır. " Aynı şekilde peygamber efendimiz veda hutbesinde ümmet-i Muhammed'e şöyle seslenmiştir; " Rabbinizden korkun. 5 vakit farz olan namazınızı kılın. Ramazan ayı geldiğinde ise orucunuzu tutun. Malı olanlar zekatlarını versinler. Sizi yönetenlere itaat edin. Böylece cennete girebilesiniz. " " Oruç mümin için bir kalkandır. Oruç tuttuğunuz zaman birbirinize kötü söz söylemeyin ve kavga etmeyin. Biri kendinize kötülük etmeye kalkarsa, üç defa "Ben oruçluyum" NE KADAR KALDI?İFTARA NE KADAR KALDI?SAHURA UYANMAZSAM ORUCUM KABUL OLUR MU? Sahura uyanamazsam orucum kabul olur mu? Bilindiği gibi sahura kalkmadan oruç tutulur mu? şeklinde bir çok farklı sorular soruluyor. Niyet etmeden tutulacak oruçun kabul olabileceğine dair rivayetler de dolaşmakta. Sahura kalkamamak oruç tutmamak için mazeret değildir. Sahura kalkamayan sabahleyin oruca niyetlenip oruca devam etmelidir. Ancak sahur yapmadan oruç tutmaya takat getiremeyeceği için oruç tutmayanlar ramazandan sonra bir gün olarak kaza eder. keffaret 61 gün oruçgerekmez. Bir çok farklı yönüyle konuyu ele aldığımız niyet etmeden sahura kalkmadan oruç tutulur mu haberimize göz atabiliriz. SAHURA KALKMADAN ORUÇ TUTULUR MU? Sahura kalkamamak oruç tutmamak için mazeret kalkamayan sabahleyin oruca niyetlenip oruca devam etmelidir. Ancak uzmanlar, sahursuz orucun sağlıksızlığına dikkat çekiyor. SAHURSUZ ORUÇ SAĞLIKSIZ Oruç tutulurken yapılan sık hatalardan biri de sahuru atlamak, sadece iftar ve sonrasında yenilenlerle oruç tutmaya kalkmaktır. Uzmanlar, sahursuz orucun sağlıksızlığına dikkat İŞLERİ'NİN AÇIKLADIĞI NAMAZ VE İFTAR SAHUR SAATLERİNİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN Normalde günde üç öğün beslenip öğle-akşam aralığında bir şeyler atıştırarak günü ancak tamamlayabilen birinin öğün sayısı ve yiyecek içecek miktarını aniden ve ciddi miktarlarda azaltmasıyla oluşabilecek bazı problemleri -örneğin hipoglisemi- yaşamaması için ramazan menüleri hazırlanırken sahura da iftar kadar önem vermek gerekiyor. Sahura hiç kalkmadan sadece akşamdan yedikleriyle bütün bir günü oruçlu olarak tamamlamaya çalışmak metabolizma için ciddi bir tehdit haline gelebiliyor. SAHURA KALKMADAN ORUÇ TUTULUR MU? Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı internet sayfasında "Oruca ne zaman ve nasıl niyet edilir?" sorusunun cevabı şu şekilde yer aldı Niyet etmek orucun şartlarındandır. Niyetsiz oruç sahih değildir. Kalben niyet etmek yeterli ise de niyeti dil ile ifade etmek menduptur. Oruç için sahura kalkılması da niyet İŞLERİ'NDEN SAHUR VE NİYET AÇIKLAMASI Ramazan orucu, belli günlerde tutulmak üzere adanan oruçlar ile nafile oruçlar için niyet etme vakti, güneşin batması ile ertesi gün tepe noktasına gelmesi öncesine kadarki süredir Ancak imsaktan sonra yapılacak niyetin geçerli olması için bu vakitten itibaren bir şey yenilip içilmemiş, oruca aykırı bir iş yapılmamış olması gerekir. Aksi takdirde gündüz niyet caiz olmaz Kasani, Bedai', II, 85. Bu oruçlar için, "yarınki orucu tutmaya" şeklinde mutlak niyet yeterlidir. Bununla birlikte geceden niyet edilmesi ve "yarınki Ramazan orucuna" şeklinde orucun belirlenmesi daha faziletlidir. Ramazanın her günü için ayrı niyet edilmesi gerekir Mevsıli, el-İhtiyar, I, 397, 400. Kaza, keffaret ve bir zamana bağlı olmaksızın adanan oruçlar için gün batımından itibaren en geç imsak vaktine kadar niyet edilmiş olmalıdır. Bu tür oruçlara niyet edilirken, "falanca kaza, keffaret veya adak orucuna" şeklinde belirtilmesi mezhebine göre ise nafile dışındaki tüm oruçlara geceden niyet edilmelidir. İmsak vaktine kadar niyet edilmemişse o günün orucu geçerli olmaz. Nafile oruçlara ise güneş tepe noktasına gelmeden öncesine kadar niyet edilebilir Şirazi, el-Mühezzeb, I, 331-332. Mâide / 54. Ayet يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَنْ يَرْتَدَّ مِنْكُمْ عَنْ د۪ينِه۪ فَسَوْفَ يَأْتِي اللّٰهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُٓ اَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ اَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِر۪ينَۘ يُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لَٓائِمٍۜ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ Ey iman edenler! Sizden kim dîninden dönerse, Allah onların yerine yakında öyle bir nesil getirecek ki Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihâd ederler ve kendilerine dil uzatan hiçbir kimsenin kınamasından korkmazlar. İşte bu Allah’ın öyle bir lutfudur ki, onu dilediğine verir. Allah, lutfu ve rahmeti pek geniş olan, her şeyi hakkiyle bilendir. Yusuf / 32. Ayet قَالَتْ فَذٰلِكُنَّ الَّذ۪ي لُمْتُنَّن۪ي ف۪يهِۜ وَلَقَدْ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِه۪ فَاسْتَعْصَمَۜ وَلَئِنْ لَمْ يَفْعَلْ مَٓا اٰمُرُهُ لَيُسْجَنَنَّ وَلَيَكُونًا مِنَ الصَّاغِر۪ينَ Bu anı bekleyen Aziz’in hanımı şunları söyledi “Kendisine gönlümü kaptırdım diye beni kınadığınız genç işte bu! Gerçekten de ben onun nefsinden murat almak istedim, fakat o namuskârlık gösterip reddetti. Eğer kendisine emrettiğim şeyi yine yapmazsa, başka yolu yok, kesinlikle zindana atılacak; elbette zelil ve perişan olacaktır!” İbrahim / 22. Ayet وَقَالَ الشَّيْطَانُ لَمَّا قُضِيَ الْاَمْرُ اِنَّ اللّٰهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ الْحَقِّ وَوَعَدْتُكُمْ فَاَخْلَفْتُكُمْۜ وَمَا كَانَ لِيَ عَلَيْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍ اِلَّٓا اَنْ دَعَوْتُكُمْ فَاسْتَجَبْتُمْ ل۪يۚ فَلَا تَلُومُون۪ي وَلُومُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ مَٓا اَنَا۬ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُصْرِخِيَّۜ اِنّ۪ي كَفَرْتُ بِمَٓا اَشْرَكْتُمُونِ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ Hesaplar görülüp iş bitirilince şeytan şöyle der “Allah size gerçekleşmesi kesin olan bir vaatte bulundu; ben de size öylesine vaatte bulundum fakat sözümde durmadım. Aslında benim size istediğimi yaptıracak bir gücüm de yoktu. Sadece ben sizi inkâra çağırdım, siz de bana uydunuz. Öyleyse beni kınamayın da kendinizi kınayın. Bugün, ne ben sizin feryadınıza yetişebilirim, ne de siz benim feryadıma yetişebilirsiniz. Dünyada iken beni Allah’a ortak tanımış olmanızı da reddediyorum. Elbette zâlimlere can yakıcı bir azap vardır.” İsrâ / 29. Ayet وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً اِلٰى عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَحْسُورًا Harcamalarında ve başkalarına yardımda eli sıkı olma, ancak varını yoğunu da saçıp savurma! Sonra herkes tarafından kınanır, kaybettiklerine hasret çeker durursun. İsrâ / 39. Ayet ذٰلِكَ مِمَّٓا اَوْحٰٓى اِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ الْحِكْمَةِۜ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتُلْقٰى ف۪ي جَهَنَّمَ مَلُومًا مَدْحُورًا İşte bunlar, Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdendir. Sakın Allah ile beraber başka bir ilâh edinme; yoksa kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak cehenneme atılırsın! Mü'minûn / 6. Ayet اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ Sadece kendi eşleri ve sahip oldukları câriyelerle yetinirler. Çünkü bunlarla olan münâsebetlerinden dolayı kınanmazlar. Sâffât / 142. Ayet فَالْتَقَمَهُ الْحُوتُ وَهُوَ مُل۪يمٌ Onu büyük bir balık yutuverdi; bu sırada Yûnus, pişmanlık içinde kendisini kınayıp duruyordu. Zâriyât / 50. Ayet فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۚ De ki “O halde Allah’a koşun! Şüphesiz ben, O’nun tarafından size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.” Zâriyât / 54. Ayet فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَٓا اَنْتَ بِمَلُومٍۘ Sen onlarla tartışmaktan vazgeç; bu yüzden kınanacak da değil­sin. Kalem / 30. Ayet فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ Ardından kendilerini ve birbirlerini kınamaya başladılar Meâric / 30. Ayet اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ Ancak kendi eşleri ve sahip oldukları câriyeler hâriç. Bunlarla olan ilişkilerinden dolayı kınanmazlar. Kıyamet / 2. Ayet وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ Yemin ederim pişmanlık duyup dâimâ kendini kınayan nefse ki, siz mutlaka diriltilip hesâba çekileceksiniz!

kuranda iş ile ilgili ayetler